Giriş
(19)

Sağlık sorusu, annem için ne yapmalıyım

sessizce aglayan sanat
Merhaba3-4 gün önce de aynısını yaşamıştı ama bugün daha uzun sürdü. Sol kasığında ve belinin sol tarafında şiddetli bir ağrı/sancı bir şey var. İdrarı çok kötü kokuyor ve birkaç gündür idrar artışı olduğu halde bugün saat 9'dan beri idrar da gelmiyor, sancı var. Annem 135-140 kilo. Dizleri beli ve
Merhaba

3-4 gün önce de aynısını yaşamıştı ama bugün daha uzun sürdü. Sol kasığında ve belinin sol tarafında şiddetli bir ağrı/sancı bir şey var. İdrarı çok kötü kokuyor ve birkaç gündür idrar artışı olduğu halde bugün saat 9'dan beri idrar da gelmiyor, sancı var.

Annem 135-140 kilo. Dizleri beli ve akciğerleri çok sıkıntılı olduğu için yürümekte çok zorlanıyor, yani hastaneye götürsem sağa sola koşturamam ve tekerlekli sandalyeye de sığmaz. İdrar tahlili isteseler idrar çıkmıyor. Geçen hafta evde sağlık birimini aradım, anlattım bunları, biz üst kurula iletiyoruz onlar karar veriyor dediler, sonra da bizi arayıp gelemeyiz dediler.

Ben şimdi anneme ne yapayım bilemiyorum. Çok sancısı var yaklaşık 3 saattir çekiyor, sıcak su torbası yaptık karnabahar kaynattık karnını olduk. Geçmedi. Ne yapabilirim?
0
sessizce aglayan sanat
(31.03.26)
geçmiş olsun, ambulans çağırmaktan başka çareniz yok. en yakın acile ambulans ile gitmeniz gerek. hastanelerde sadece tekerlekli sandalye hizmeti yok sedye de veriliyor ama tek başınıza halledemezsiniz yanınıza biri lazım.
+1
duyulmasi gerektigi kadar
(31.03.26)
Teşekkür ederim ama ambulanslar "müdahale edemeyeceğimiz hastaya gitmiyoruz" diyorlar, hasta taşımacılık yapmıyorlarmış.
0
🌸sessizce aglayan sanat
(31.03.26)
annemi hastaneye götüremiyoruz demek yerine annem fenalaştı falan diye 112'den ambulans isterseniz gelirler bence.
+2
emfuzi
(31.03.26)
evde sağlık biriminin işleyişi çok farklı. sizin annenizi hastaneye götürmeniz gerekiyor. tutun bir taksi götürün çok zor değil.
0
galahad reloaded
(31.03.26)
Belediyelerin hasta nakil hizmetleri var, bir gun onceden randevu almak gerekebilir. Arayip talep edebilirsiniz. Babami oyle goturuyorlar.

Sizin durumunuz acillik de olabilir bu arada. Ambulans +1
0
eileengray
(31.03.26)
Galahad reloaded

Araba var, götürmesine götürürüm, problem o değil ki. Annem hareketi çok kısıtlı, hareket ederken çok acı çeken biri zaten, bir de bu sancı çıkınca iyice yamuldu. Hastanede sağa sola gidiverecek geliverecek halde değil.
0
🌸sessizce aglayan sanat
(31.03.26)
beklemeyin, ambulansı arayın. öyleydi böyleydi diye anlatmanıza gerek yok kadının ciddi sancıları var belli ki. daha iyi bir yol yok.
0
suyin
(31.03.26)
annemi hastaneye götüremiyorum diye çağırmayacaksınız, annem fenalaştı, çok sancısı var diye çağıracaksınız. müdahale edilebilip edilemeyeceğini siz bilemezsiniz, o paramediklerin işi. zaten geldiklerinde müdahale gerektiğini söyleyip götüreceklerdir.

idrarı da hastanede sonda takıp alırlar.
0
kibritsuyu
(31.03.26)
bir an önce bir şekilde acile götürmeniz gerekiyor. gerekirse konu komşudan yardım alın. durumu ciddi annenizin.

siz 'İdrar tahlili isteseler idrar çıkmıyor' ya da 'tekerlekli sandalyeye sığmaz' gibi çıkarımlar yapmayın. gerekirse sonda takar alırlar, gerekirse sedyeye alırlar.
+1
galahad reloaded
(31.03.26)
Ambulansı çağırıp sanki kontrole gidecekmisiz de kilodan dolayı goturemiyoruz gibi değil ki gerçekten de acil durum olduğunu belirterek 112 yi arayın. Siddetli sancı ve kokudan durmundan endişe ettiğinizi belirtin. İdrar da gelmiyormuş daha müdahale etmeleri için ne gerekiyor. Aksatmayin bence.
+1
egerbiryolcu
(31.03.26)
ne yapın edin acile götürün, ciddi bir sorun olabilir.
112 yi de annem fenalaştı diye çağırın. gelir bakarlar hatta "siz gelmeden önce kendinde değildi" falan dersiniz. idrar çıkışı olmadığını söylersiniz. yinede ambulansa taşımanız zor olacaktır. yanınızda yardım edecek birileri olsun. ama hastane dönüşü kendiniz getirmek zorunda kalacaksınız.

sağlık bakanlığının evde sağlığı yerine belediyelerin evde sağlık hizmetlerine başvurun. özellikle istanbuldaysanız ibb sağlık çok iyi işliyor. kilolu olduğunu ve hareket kabiliyetinin kısıtlı olduğunu anlatıp kayıt oluşturun. onlar eve bir hekim yönlendirip durumunu değerlendirip sisteme kaydediyorlar. böylece hem eve gelip kontrol ve ilaçlarını yazıyorlar hemde hastane randevusu olduğunda ambulans sağlıyorlar. ilerisi için değerlendirin.
birçok büyükşehir ve ilçe belediyesinde benzer hizmetler var.
tabi bu hizmetler acil durumlar için değil rutin kontroller için.
+1
my fault
(31.03.26)
zorla yurut hastaneye varinca yuruyemiyor diye destek iste ya sandalye ya sedyeye alirlar sorun ciddi olabilir belki yaptiginiz mudahaleler zarar vermis olabilir agri sebebi belirsiz cunku apandisit kum dokme vs olabilir
0
ala09
(31.03.26)
Şikayetleri aynıysa acile götürün. Acillerde genç hekimler deneyimsiz olabiliyor, ilgili bir bölümden randevu alın, doğru dürüst muayene olsun. Tekerlekli sandalyeye sığmaz demişsiniz, obez hastalar için büyük boy bulunduruyor olabilirler, sorun.

Zayıf ya da kilolu, kendi beden ağırlığını kontrol edemeyecek kadar hasta insanları taşımak zordur. Gelecekte de lazım olabilir diyerek maddi durumunuza uygun bir tekerlekli sandalye almayı düşünün bence.

ty.gl
+1
?
(31.03.26)
Ala09 apandisit değil ama safra kesesi taşı bile çıkabilir. Hiç ilaç vermedik böbreği yormamak için. Sadece daha önce de yaptığımız kırkkilit otu kaynatıp içirdik, tuhaf bir şekilde idrar söküyor, sakinleştiğini gördüm. O da ben de uykusuzuz, az önce gördüm biraz sakinleşmiş. Uyusun ben de uyuyayım ama götürücez muhakkak.
-2
🌸sessizce aglayan sanat
(31.03.26)
idrar yolu tıkanıklığı veya böbrek taşı büyük ihtimal. acil müdahale gerekebilir muhtemelen.ne yapıp edip götürecen anneyi.
+1
jamswety
(31.03.26)
haydaaa gitmediniz mi hala? haber almaya girdim hala buradasınız neyi bekliyorsunuz????
0
suyin
(31.03.26)
kilikkilik otuyla geçmez böyle şeyler. annenize yazık. belediyeyle nakil hakkında konuşabildiniz mi?
+2
eileengray
(31.03.26)
Gittiniz mi?
0
yenibirgüzelnick
(31.03.26)
Gittik. Kesinlikle gelmedi ambulans. Kardeşim arkadaşının arabasını aldı öyle gittik. Kardeşimin sözünü daha iyi dinliyor annem, epey uğraştık ama şimdi serum yiyor. Çok uzun bekleyeceksiniz dediler acilde. O kadar beklemedik, bir uğur var gibi. Teşekkür ederim herkese.
0
🌸sessizce aglayan sanat
(01.04.26)
(33)

Evlilikte kadının kendisi için birikim yapması?

Amaranta ursula
Merhaba arkadaşlar,Bir kadının evlilik çatısı altında kendi maaşından kötü günler için kendisi için kenara para atması hakkında ne düşünüyorsunuz? Eşinden gizli ya da değil. Cinsiyet belirtip cevap verebilir misiniz?Cevaplar için çok teşekkürler.
Merhaba arkadaşlar,

Bir kadının evlilik çatısı altında kendi maaşından kötü günler için kendisi için kenara para atması hakkında ne düşünüyorsunuz? Eşinden gizli ya da değil. Cinsiyet belirtip cevap verebilir misiniz?

Cevaplar için çok teşekkürler.
0
Amaranta ursula
(16.02.26)
Her kadının muhakkak yapması gereken şey bence, hatta büyükannem bana kimsenin bilmediği, kocanın çocuğunun annenin dahi bilmediği bir paran olmalı demişti. Bayanım.
+4
sessizce aglayan sanat
(16.02.26)
Hangi kötü günler?
ailenin kötü günleri mi? Ayrılırsak kendimi garantiye alayım kötü günü mü?
+5
kisa
(16.02.26)
@kisa,
Kendisi için garanti olsun diye ama ailenin kötü günü için de kullanılabilir.
-1
🌸Amaranta ursula
(16.02.26)
Kadınım. Eşimin de benim de sadece kendimize ayırdığımız kişisel birikimlerimiz var. İmkanı olan her kadının yapması gerektiğini düşünüyorum.
+2
fotrsapka
(16.02.26)
Erkekte atsın o zaman. Ailede ortada para kalmasın.
0
michael harddd
(16.02.26)
Sorun değil.
0
Bruce
(16.02.26)
Bu işin kadını, erkeği yok bana göre. Her insan maaşının bir kısmını kendi özel şeyleri için ayırmalı evli olsa da. Erkeğim.
+6
arbre
(16.02.26)
Yine çok bilinmeyenli denklem.

Saklanan paranın bedeli nedir?
Yani tekne tatili mi yoksa eve alınacak 1kg kıyma mi? Neye karşılık o para ayrılıyor?

Yazarken sildim,
eşler arası gelir ve iş yükü dağılımı adil ise herkes ortak ve genel masraflar dışında kalan şahsi para ile istediğini yapabilmeli.
iki taraf için de kimse birbirini sömürmeli.
+1
kisa
(16.02.26)
Ben, evliliğimde de birlikteliklerimde de kadın kişisinin geliri ve harcamaları ile kesinlikle ilgilenmedim. Ama bu konuda hepsinden Allah razı olsun ki, maddi güçlerini müşterek hayatımıza ellerinden geldiğince vakfettiler.
Ancak, aksini iddia ederseniz şu an en az üç tane tiktok veya insta videosu koyabilirim ki, kadınların anladığım kadarıyla çoğusunda bir 'benim param benimdir, senin paran ikimizindir.' mantığı hakim. O kafada bir kadınla zaten bir birlikteliğim olmaz. Onları değerlendirmem dışı tutuyorum ve soruya cevap olarak oyumu 'onun parası, ne isterse yapar.' şeklinde kullanıyorum.
0
Mirket
(16.02.26)
Evlilikte “gizli” yapılan her şey yanlıştır bence.
Bu gizliyi yapan insan zaten karşısındakine güvenmiyordur ve belki karşısındaki belki de evren bunu hisseder ve kötü bir şey olur ve “iyi ki güvenmemişim, bak ne oldu sonunda” diye kişi kendini çok haklı ve iyi yapmış hisseder.

Ha bazen çiftlerden biri gizlice değil de çaktırmadan para biriktirir ve günü gelince “bunu peşinat yapalım ev/araba” alalım der. O başka.
Gizlilik değil de güvensizlik kısmı belirleyici.
+1
michael_knight
(16.02.26)
iki tarafın da hem kendi adına hem çift olarak ortak birikim yapması gerektiğini düşünüyorum. kişisel birikimler ortak amaç için de kullanılabilir elbette. yani bu birikim gizli ya da habersiz olmalı demiyorum.

bu devirde birikim yapmayan ve birikim yapamayan insanla birlikte olmak çok tehlikeli.

kuş kadar maaş alıyoruz, neyine birikim yapacağız kısmı tartışılır elbette ama birikim yapabilme imkanı olduğu halde bunu farketmiyor çoğu insan. hayat pahalı, maaşım az bahanesine sarılıyorlar. kimisi için gerçekse de kimisi için bahane bu durum.
0
biseysorcaktim
(16.02.26)
Bir insan kendi kazandığı parayı canı isterse götürüp çöpe bile atabilmeli. tek kriterim, serbest hareket ettirilecek para miktarını yükseltmek için diğer eşin mali yükünü artırmamak. bu konudaki kurnazlıktan aşırı derece midem bulanıyor.
-1
loch ness
(16.02.26)
Gizlilik garip bir konu. Hem gizli olmasına hak verebiliyorum (çok garip insanlar var çünkü hayatta) hem vermiyorum. Gizli ise üzücü bulurum. Eşlerin en başta bu maddi konularda nasıl karar aldığı ve eşlerin karakterleri önemli.

Bizde mesela serseri serbest stil.
Kimse kimsenin harcamasına karışmıyor, hesap sormuyor. Kazanç olarak aramızda baya büyük bi fark da var. Ama bakış açımızı degistirmiyor.

Ben kadınım. Yarına çıkacağım ne malum deyip harcamayı ve yaşamayi tercih ediyorum kötü bir örneğim aslında ama maaşımdan kalan anlamsiz miktarları biriktirdiğim oldu. Hiç saklamadim. Ya da gizleme ihtiyacı duymadim. Mesela bilinirse ne olur ki? Niye gizli olsun. Kardeşimin ya da eşimin kimin ihtiyacı olsa veririm. Benim için de onlar öyle yapar. Hem eşe hem aileme baya guvendigim için kenarda bir şey olsun ya kaygım da yok herhalde.

Başıma gelen kötü seyin çözümü yeterki para olsun. O bulunur fikrindeyim hep. (Saçma ama benim fikrim, yaşayışım bu)

Yani erkek olsaydım ve eşimin benden gizli para biriktiriyor olsaydı guven vermiyorum herhalde diye kirilirdim.

Kısaca bu konu bana güvenle çok ilintili geldi. Yapani yadirgamam, mantıklı bulurum ama bı taraftan da üzülürum. Kendim yapmam.
0
a perfect lie
(16.02.26)
her evlilik ayniymis gibi "gizli" olmasina takilmak abes. bu ülkede teyzesinin kiziyla evlenip, karisi kanser olunca kadini "ugrasamam" diyip ana evine götürüp birakan insanlar var (true story).
kadinin birikim yapmasi, ev ekonomisini idare ettirmesi ezelden beridir olan bir sey. isgücüne katilmayan, gidecek bir kapisi olmayan, adamin eline bakan kadinin, hele isin icinde dayak, alkol, kumar, metres ya da baska bir tür hirtlik varsa birikim yapmasi ve bunu gizli tutmasi kadar normal bir sey yok. adamda bunlar olmadigi durumlarda dahi bosanmalari durumunda adam ay sonu gene maasini alir. kadin ne alacak? özellikle is gücüne katilmayan kadinin birikim yapmasi sart. istediginde kapiyi cekip cikabilmesinin yolu o.
+11
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(17.02.26)
arbre'nin tek eksilenmeyen hatta arti rekoru olan entrysi bu galiba :D

calismayan kadin yapabilir, garipsemem. calisan kadinin veya erkegin gizli birikim yapmasini tuhaf bulurum. zaten birikim yapiyor olmasi lazim ama bunu gizli yapiyorsa (mesela atiyorum mortgage'a girmisiz para ucu ucuna yetiyor, arabanin da tamir edilmesi lazim, parasi yokmus gibi davranmamali) veya ne kadar parasi olduguna dair kabaca bir fikrim yoksa veya sorunca gizliyorsa olmaz.
+2
antikadimag
(17.02.26)
erkeğim. eşimle ortak hesabımız da var, kendi hesaplarımız da. ikimiz de hem kişisel olarak hem ortak olarak birikim yapıyoruz. yapılır yani bir sorun görmüyorum bunda ben.
+1
elektr10
(17.02.26)
Eşimle herşeyimiz ortak eve giren çıkan para hakkında ikşmizde çok net ve şeffafız.

Birimiz derse ki ben şu kadar parayı kendime harcayacam yada kenara koyacam diğerine kimse karışmaz.

Biz bir aileyiz böyle ayrı gayrı gizli saklı işler bana göre değil. Ben yapmam bana yapılırsada bozulurum.
+1
basond
(17.02.26)
saçmalık.
+1
summerjam0306
(17.02.26)
ben maaşımın tamamını eve vereceğim, karı kenara gizlice para atacak öyle mi?
amaç ne? bu adam beni ilerde boşarsa güvencem olsun diye mi?

evlenirken karıların hepsi golluma dönüşüp zaten altın ziynetleri, bir sürü gereksiz ev aleti almıyor mu? sürekli arkadaşlar yurtdışına gidiyor biz de gidelim diye erkeği darlamıyor mu? harcaması bitmiyor ki kadının...

böyle salak ve bencilce birşey yaptığını öğrendiğim an dava açar boşarım.
-3
plastic_angel
(17.02.26)
kadının türk toplumu içinde gördüğü muameleyi bilip "yapmaması gerekir" diyen erkek bikini giysin.
+1
birdirbir
(17.02.26)
kadınım. her kadının birikmiş parası olması gerektiğine inanıyorum. bu eşe güvenip güvenmeme meselesi değil dünyanın bin türlü hali var.

bizim evde ailenin ortak birikimi de bende durduğu için ayrıca birikim yapmadım. zaten hepsi bende.
+1
Gradient_tabanlı_mor
(17.02.26)
Bence birikim olmali ve gizli olmasina teoride gerek yok. Hatta bence aldatma gibi bir sey bu. Ama su kosullarda gizli olabilir. Karsidaki sifira sifir yasamayi seviyordur, ondan ekstra para istiyordur, kumar bagimlisidir vs bu durumda saklamak lazim.
Saklayanlar genelde para biriktiremeyenler oluyor olabilir baska türlü.
+3
Purple life
(17.02.26)
iki tarafta kendi kişisel zevkleri, ihtiyaçları için kenara bir miktar para ayırıyorsa sorun yok.
ama tek taraf ve gizli bir şekilde oluyorsa sıkıntı. hele ki bu ilerde ayrılırız önüme bakarım kafasıysa.
0
my fault
(17.02.26)
Meriçler ve kedici kadınlar toplanmış birbirlerini nasıl da haklı çıkartıyorlar.

Adam veya kadın; kumarbaz, alkolik veya para biriktirmeyi bilmiyor şeklinde nedenleriniz olsa dahi kabul edilebilecek bir durum değil. Boşa o halde. İt gibi çalış, her türlü harcamalarda elini taşın altına koy.. ama evin hanımı “bir süre sonra bu beni boşarsa güvencem olsun” diye senden gizlice para biriktirsin, yok öyle yağma. Kadın erkek eşit ve eşit olacak diye çingenelik yapan bunlar değil miydi yahu? Ne oldu şimdi? Herkes eşit ve harcamalar da, birikimler de aynı şekilde eşit olmalı. İyi günde kötü günde diye neden söz veriyorsun o halde iki yüzlü !!

Evlilikte veya ilişkide bir taraf diğer taraftan iyi niyetli de olsa bir şey saklıyorsa, ki burada iyi niyetli bir durum yok tamamen bencillik var… ondan bir halt olmaz.
-1
dedeminhirkasi
(17.02.26)
21. yüzyılda evlenmemek için yeterli şeyler bunlar. evlenmek 21. yüzyılda erkek için çok saçma.

herkes b planıyla yaşıyor.
evlilik denen şey karşılıklı alışverişe dayalı bir şeydi. şuan iki taraf da birbirine bişey verip, bir şey alma derdinde değil. ev arkadaşı gibi. o yüzden manasız.

ben ne düşünürdüm?
şunu düşünürdüm; dünyanın kalna %99'u gibi, bu kadın da evliliği "ev arkadaşlığı" olarak görüyor ve yarın bir gün zor günler geldiğinde basıp gidip "başka evde yaşamak" için kendine yolluk hazırlıyor.

o zor günler hiç gelmeyebilir, gelebilir.
-1
tchuck
(17.02.26)
Erkek.
yapabilir. hatta kokusunu alırsam borç isterim :)

bende eşimde çalışıyoruz. maaşımın cüzi bir kısmını kendime alıp kalan tüm parayı eşime gönderiyorum, çocuğun okul taksidi, ev, mutfak, fatura şu bu kalanına karışmıyorum. herkese tavsiye ederim.
0
galahad reloaded
(17.02.26)
Eşten gizli para biriktirmeyi neden bu kadar kötülediniz anlamadım, kimi buna ihtiyaç duyar kimi duymaz. Siz ihtiyaç duymadınız diye bunun yapılmasını ya da yapanları neden kötü ilan ediyorsunuz ki. Dünyanın milyarlarca hali var, kadın erkek fark etmeksizin herkesin yapması gereken bir şey olduğunu düşünüyorum şahsen. Nedir yani, başkasına yedirirse tepki gösterin bence, mesele gizli biriktirmek olmamalı.
-2
muhayyer divan
(17.02.26)
cinsiyetten bagimsiz olarak yapilmasi gereken bir durum olarak goruyorum. hem erkek hem de kadin maaslarindan bagimsiz olarak kendilerine para ayirmali, birikim yapmali.

ikincisi gizli olmasi durumu kotu bence. ne bicim iliskileriniz var anlamis degilim. insanin kendini dusunerek para ayirmasi ve bunu partnerine soyleyememesi, soylediginde ise partnerin buna kizmasi veya engellemeye calismasi ne igrenc bir durum.

cinsiyet: erkek
+1
Sour
(17.02.26)
Erkek. Esim de ben de calisiyoruz.Esime kendi adina yatirim yapabilmesi icin bir yatirim hesabi actirdim.Maasi gelir gelmez %90'ini oraya atiyor.Bu su acidan faydali oluyor.Butceler zaten ortak.Eger sadece benim aile icin actigim (kendi adima) yatirim hesabini kullanacak olsak esim birikim yapma hissiyatinda olmayacakti.Bu sekilde her ay canli canli biriktirilen miktari-yatirilan miktari gorerek motivasyon oluyor ona. Her sey acik oldugu surece sorun yok
0
turkuaz
(17.02.26)
@Gradient_tabanlı_mor Her kadin yapmali, fakat sende yok cunku aileninki sende zaten?
Feminist diliniz zarar verici. Birikim iyidir. Ailenin birikim yapmasi cok iyidir. Fakat kendi yapmayip her kadin yapmali demek?
+2
osssy
(17.02.26)
Soruyu, 'Evlilikte taraflardan birinin ...' diye sorsaydın, daha adil cevaplar alırdın diye düşünüyorum.

Çünkü bu sitede 'Bir ilişki sorusu sorulsa da konudan bağımsız olarak kadını haklı görsem.' diye bekleşenler var.
0
Mirket
(18.02.26)
Her kadının gizli bir zulası olduğunu düşünürüz, o kadar ki herkesin yapması gerektiğini bile düşünürüz ama şu “kendisi için” kısmı şüphe uyandırıyor.

“Ben yarın öbür gün bundan boşanırsam elimde hazır param olsun” diye düşünmek art niyetli bir yaklaşım. Gözden çıkaracağı insana masraflarını yıkıp, kendini maddi olarak tatmin olmuş noktaya getirdiğinde eyleme geçmeyi planlıyormuş gibi.

“İyi gün var kötü gün var. Kimsenin aklı kalıp da çarçur etmeyeceği şöyle bir parayı bulundurayım da ailenin başına kötü bir şey gelirse bir derde derman olur” ne kadar iyi bir düşünce ise diğeri de bir o kadar kötü, ahlaksızca.

Dışarıdan bakınca değişen bir şey yokmuş gibi görünüyor; herkesten gizli para biriktiriyor kişi. Durumu belirleyen ise niyeti oluyor bu durumda.

Tahmin edilir ki; erkeğim.
+1
lazor
(18.02.26)
kadınım. böyle bir birikim yapılıyorsa, bir ayrılık yaşanması durumunda ya karşı tarafın o gün göstereceği tavra güvenilmediğindendir, ya da o gün gelince kadının kendisi adil bir yaklaşım sergilemeyeceğindendir. konu ilkiyse, belki kabul edilebilir. ya da erkek eş o biriken paranın değerlendirilmesi noktasında zayıfsa, çarçur etme gibi alışkanlıkları varsa vs, olabilir. bunların söz konusu olmadığı bir ilişkide, gizli şekilde para ayrılması çok doğru gelmiyor.
+1
kitap arasında kalmış silgi tozu
(18.02.26)
(2)

Baş dönmesi ve lacivert

sessizce aglayan sanat
Merhaba arkadaşlar iyi hafta sonları diliyorum Bir kursa gidiyorum 2 aydır, oturduğum yerde karşımda lacivert renge boyanmış bir duvar var, duvarla aram 2 metreden azdır sanırım. Böyle cart bir renk üstelik, çok canlı bir lacivert. Ama ben ne zaman oraya gitsem oturduktan 20-25 dk sonra aşırı derece
Merhaba arkadaşlar iyi hafta sonları diliyorum

Bir kursa gidiyorum 2 aydır, oturduğum yerde karşımda lacivert renge boyanmış bir duvar var, duvarla aram 2 metreden azdır sanırım. Böyle cart bir renk üstelik, çok canlı bir lacivert. Ama ben ne zaman oraya gitsem oturduktan 20-25 dk sonra aşırı derecede bir ağırlık çöküyor ve hırçın dalgalı denizde vapurda gidiyormuşum gibi başım dönüyor.

İki hafta önce kursu başka bir yerde yapmak zorunda kaldılar, orada öyle bir şey yaşamadım. Öyle bir duvar da yoktu gayet normal bir yerdi. Ama bu hafta kursun kendi yerine gidip de aynı şeyi yaşayınca suçu lacivert rengine buldum. Bir de yanımda oturan bir şahıs var, o farklı yerde yapılan derse o şahıs katılmamıştı, şimdi suçu ona da bulabilirim ama bayaa bayaa paranormal kaçar, ispat edilecek ikna olunacak hiçbir şey yok çünkü.

Aynı problemi baş dönmesi olmadan ama aşırı derecede uyku basması ve ağırlama olarak, koyu kırmızıya boyanmış bir yerde de yaşamıştım 10 küsur yıl önce. Ne diyorsunuz sizce renkler bu kadar etkiler mi insanı?
0
sessizce aglayan sanat
(13.02.26)
bazı ışıklarda benim direkt içim geçiyor uykum geliyor. bazı ışıklarda migren türü bir göz ağrısı oluşuyor. o renge vuran ışık da teshir etmiş olabilir.
+1
neira
(14.02.26)
Evet bende de sanırım renklerle ilgili bir durum var. Gerçi gündüz iken evin karanlık olması en ağır gelen şey mesela. Işıktan olabilir evet.
0
🌸sessizce aglayan sanat
(14.02.26)
(22)

Çorba içiyor musunuz

arbre
Çocukken mercimek çorbasının içine ekmek parçalayıp yiyordum. Çok seviyordum. Yaş ilerleyince çorba sevmez oldum. Keyifsiz, tatsız bir şeye dönüştü. Allah affetsin, fakir yemeği gibi geliyor. Neden böyle oldu? İlkokulda hep sağlıklı olduğu söylenirdi.
Çocukken mercimek çorbasının içine ekmek parçalayıp yiyordum. Çok seviyordum. Yaş ilerleyince çorba sevmez oldum. Keyifsiz, tatsız bir şeye dönüştü. Allah affetsin, fakir yemeği gibi geliyor. Neden böyle oldu? İlkokulda hep sağlıklı olduğu söylenirdi.
-14
arbre
(09.02.26)
İçerim severek içerim hatta sadece 2 tabak çorba içip bitirdiğim öğünler olur.
Ama sevdiğim güzel çorbalara. Bazısı gerçekten kötü oluyor
0
basond
(09.02.26)
Kendim yapmayı pek sevmem. Uzun süredir mercimek hariç de yapmadım. Ama annemin yaptığı hemen her çorbayı içerim. Hastayken muhakkak çorba içerim. Yapamayacak durumdaysam dışarıdan söylerim.
0
black holes in the sky
(09.02.26)
En köylü özelliğim çorba sevmem olabilir.
+1
kizil karga
(09.02.26)
İçmiyorum, sevmem de.

Hasta olduğum zamanlarda sadece kelle paça çorbası içiyorum.
0
purplee
(09.02.26)
Domates çorbasına bayılırım kaşar ile.

Bu arada dinlenme tesisi soğuğunda somun ekmekle içilen mercimek çorbasına bayılırım o lezzet sadece o ayaz havada güzel.
+2
Hallegadola
(09.02.26)
Bizzat kendim yaptığım, yapmışken de en az 10 kavanoz da konserve olarak ayırdığım çorbalar;
Kelle
İşkembe
Ayak
Dil/beyin
Mercimek
Ezo
Et çorbası
+1
ground
(09.02.26)
Çorba sağlıklıdır sulu yemektir mideyi de bağırsakları da ağır yemekler kadar yormaz ama fakir yemeği olmakla ne alakası var merak ettim. Bir arkadaşım var çorbayı çok seviyor, bir akşam ani bir kararla onlara gitmiştim ve evde yemek yoktu, bi çorba yapıverdi bata çıka içtik. Muhteşemdi hatta. İyi bir şey.
+3
sessizce aglayan sanat
(09.02.26)
Çorbasız kış mevsimi düşünülemez.
0
etna
(09.02.26)
mercimek çorbası, brokoli çorbası, tarhana çorbası, domatesli şehriye çorbası.

hayatımın anlamları, canım çorbalarım.

yayla çorbasını da severim. ayran aşı da güzel olur yazın.
+1
art cat chocolate
(09.02.26)
Çorbanın hemen her türlüsüne bayılırım.
+1
wilhelmwasmuss
(09.02.26)
çorba bir kültürdür ben çorba erkeğiyim :)
+1
anon1m
(09.02.26)
Evde pek sevmem, belki kremali mantar. Ama haftada 2 gece gec saatte giderim corbaciya. o kadar severim ki tezgahta 2 saat karar veremem. Kelle, paça vs hepsine bayilirim.
0
duster
(09.02.26)
Ramazanda iftar sofrasının olmazsa olmazıdır. Diğer günlerde de ana yemeğe göre olur ya da olmaz.
Etli çorbalar özellikle çok severim.
0
duhan
(10.02.26)
İyi yapılmış süzme mercimek çorbasını çok severim, domates, tarhana favori çorbalarım, hastayken tavuk suyu.
Ekmekle birlikte yemekten hoşlanmam varsa kruton.
0
mutekebbir
(10.02.26)
yemek dedigin corbadir, sindirimi kolay bunyeyi yormayan cok guzel bir yemek. turk mutfaginda mercimek ve yogurt corbalarina bayilirim. baska bircok seyin corbasi oluyor. sogan corbasi, vietnamlilarin pho'su bunlar hep harika seyler.
+3
antikadimag
(10.02.26)
Çorba severim çünkü güzel yaptığımı düşünüyorum. Brokoli, mercimek, kabak, köz domates… hele beyran off! Tam bir akşamdan kalma çorbası. Alkol sonrası ekşiyen mideye şifa.
0
ekimoloji
(10.02.26)
Corbaya bayilirim.

Türk usülü mercimek, ezogelin, misir, hep cok severim. Okul yemekhanesinde hep corba verirlerdi ben bayilirdim.

Vietnam pho da cok iyi.

Sevmedigim tek corba kremali ve etli bir arada onlar bir de minestrone.
-2
Purple life
(10.02.26)
İşkembe, kelle paça vs çorbaları özellikle lokantada gider içerim, diğer türlü mercimekmiş ezogelinmiş bunları aramam misafirlik haricinde içmiyorum. Bir de halen ekmek doğramadan çorbayı bitirememe özelliğim var.
0
yakalayamadığın.ışıklar
(10.02.26)
hizli yemek kulturunun etkileri.
0
warrior princess
(10.02.26)
Çorba severim ama evde yapmıyorum çünkü tek başıma bitirmem zor. Ama varsa içerim mesela ofisteki yemekte çıkıyor içiyorum. En sevdiğim çorba bol limonlu, karabiberli ve pul biberli ezogelin.
0
peki madem
(10.02.26)
Çok aramam. Sevdiğim birkaç çorba var yemekhanede falan çıkınca yediğim ama evde canımın çorba çektiği çok az olur. Sakatatlı çorbaları sevmem pek normalde sakatat yiyen biriyim. Bi de çorba içmekten çok yemeyi severim yani çorba taneliyse tanesi bol severim. Zaten normalde de çorba içmek tabirini anlamsız bulurum çorba yemek denmeli bence :D

Yani saysam birkaç tane sayarım sevdiğim çorba ama hiçbirine olsa da yesem demem. Ha Eskişehir'in tatarlardan kalan sorpa çorbası var bak o baya iyi, sırf denemek için eskişehire gitmelik bir lezzet.
0
nundu
(10.02.26)
Arkadaş hemen evde Vietnam pho yapar :)
Ben de yazayım, conch chowder çok güzel. Tavsiye ederim. Eminim çok işine yarar.

En güzel çorba sabah içilendir. Sabah içmeyi dene @arbre.
+3
huladancer
(10.02.26)
(18)

Kaymaksız yoğurt

sessizce aglayan sanat
Selam merhaba iyi akşamlar Evet yapımı yoğurt yapmak istiyorum ama içinden kaymak çıkmasın istiyorum. Çıkınca midem bulanıyor bütün midemdekileri iade ediyorum çünkü :/ Sütün yağını kaynata kaynata topla demeyin öyle de olmuyor, çok denedim, illa ki kalıyor bişey. Çok fenayım market yoğurduna alıştı
Selam merhaba iyi akşamlar

Evet yapımı yoğurt yapmak istiyorum ama içinden kaymak çıkmasın istiyorum. Çıkınca midem bulanıyor bütün midemdekileri iade ediyorum çünkü :/

Sütün yağını kaynata kaynata topla demeyin öyle de olmuyor, çok denedim, illa ki kalıyor bişey. Çok fenayım market yoğurduna alıştım çok kötü bişey bu. Bilen duyan gören var mı? Makinesi falan var mı bunun?
0
sessizce aglayan sanat
(09.02.26)
Sütü kaynat, soğut, üzerindeki yağı al, sütü buzdolabına koy, bir gece beklet, ertesi gün kaynatıp ılıyana kadar bekle, kaymağını tekrar al.

Kaymağı homojenize edilmiş pastorize sütler var. Tire süt var mesela poşette satılanı. O öyledir. O sütten bulursan kaymak göremezsin.
0
Mirket
(09.02.26)
Market yoğurdu neden kötü??

Yapamazsin Bence, homojonize etmen lazım ki evde yapılabilecegini sanmam.
+2
kisa
(09.02.26)
Market yoğurdu ev yoğurdu kadar sağlıklı değil, doğal da sayılmaz. Şifalı olan asıl ev yoğurdu. Yoksa yemiyor muyum, bayıla bayıla yiyorum hem de, pürüzsüz ya. Ama işte ne zaman ondan yesem iştahım açılıyor mesela, ev yoğurdu yerken öyle olmuyorum.
-2
🌸sessizce aglayan sanat
(09.02.26)
bende arçelik ve bekonun yoğurt yapma makineleri var. bekonun çok daha ucuz, herşeyi aynı (hatta öyle aynı ki arçelik sensörü bozuldu, onun yerine bekonunini kullanıyorum). sütü marketten %3, %3.7 yağ oranlı filan alıyorum. normal usulde öyle çok taş gibi kıvamlı olmasa da yine de güzel, ayrıca süzme kabı var. istersen bayağı taş gibi süzülmüş olarak da yiyebilirsin 1.5 yıldır bu şekilde yoğurt yapıyorum. hele jersey süt kullanırsam o zaman süzme kapsız taş gibi oluyor. kaymak jerseyde biraz oluyor ama diğer market sütlerinde hiç olmadı.

link: www.akakce.com
+2
panamera
(09.02.26)
Keşke ev yoğurdunun kaydadeger sekilde daha sağlıklı olduğunu birisi anlatsa.
Daha çok sevmeyi anlıyorum da daha sağlıklı demek için net bir şey ortaya koymak. Lazim.
+1
kisa
(09.02.26)
Ev yoğurdunu daha çok sevebilmem için içinden kaymak çıkmayacağından tam olarak emin olmam lazım. Bir de diyetisyenler doktorlar ev yoğurdu yiyin diyorlar, başka neden diyor olabilirler ki?
-1
🌸sessizce aglayan sanat
(09.02.26)
Eğer ev yoğurdu pastorize sütten yapılmıyorsa, market yoğurdunun daha sağlıklı olduğunu iddia edebilirim.
+2
Mirket
(09.02.26)
@mirket, senin bilgine güvenirim. Anlatırsan bakayım ben de.
Ancak şunu diyeyim önce, kast ettiğin sanırım cog sütten kaunatarak yapmak?
pastorize sütten nasıl daha sağlıklı olabilir bu?
Bakteri (zararlı olanlar) patojenler vs gitsin diye ciddi bir kaynatma süreci gerekiyor bu da yararli bakterileri de öldürüyor. (emin değilim) ancak evdekinkaynatma ile her zararlinin elemine edilemecegi söyleniyor ve son olarak da çiğ sütün (markette satılan değil de sutcuden alınan) denetimsiz ve daha riskli olduğu da söyleniyor.
+1
kisa
(09.02.26)
Edit:
Mesajla uyarildim :)
Benzer şeyi söylemişsin.

Yukarıdakiler dursun, ekmyapayim

Pastorize sütle yapılsa bile evdekinin neden daha sağlıklı olduğunu anlatırsan sevinirim.
0
kisa
(09.02.26)
Pastorize sütten dahi yapılsa ev yoğurdunun daha sağlıklı olduğunu iddia edemeyiz. Çünkü sütten emin olsak dahi kullanacağımız mayanın içeriğinden emin olamıyoruz ve zararlı bakteri varsa arındırma olanağımız yok.

Ayrıca mayanın ihtiva ettiği probiyotikler hakkında da fikrimiz yok. Ancak bu konuda çalışma yapan bir ziraat fakültesinden temin edilecek maya olursa ona güvenirim ben.

Probiyotik konusunda market yoğurtlarına da güvenmiyorum ben.

Çiğ sütlerde de şöyle bir olay var. Hayvanın herhangi bir sebeple kullandığı ilaçlar olduğu gibi süte geçiyor. Parazit ilaçları, antibiyotikler insanlar için sakıncalı. Hayvanın bu ilaçları tükettiği dönemlerde sütleri imha edilmeli. Tamamen kontrolsüz olan bu sektörde imha edileceğini hiç sanmıyorum. Çiğ süt alan kurumsal firmalar bunun kontrolünü tahlilini yapıyordur ama biz bu konuda savunmasızız.

Yani seninle hemfikirim.
+6
Mirket
(09.02.26)
Katılıyorum 🖖🤘
0
kisa
(09.02.26)
bu konunun uzmanı diyetisyenler ve doktorlar değil, gıda mühendisleri. uzun zamandır market yoğurtlarının ev yoğurdundan daha sağlıklı olduğunu anlatmaya çalışıyorlar ama sesleri pek duyulmuyor nedense. tuğba parıltının paylaşımlarına bakabilirsiniz, yoğurt uzmanlık alanı.

özetle; market yoğurdu daha hijyenik, içinde belli bi oranda yararlı bakteri olduğunun garantisi var, katkı maddesi yok çünkü sade yoğurtta zaten yasak. evde fabrika ortamı hijyenini sağlamamız mümkün değil. mükemmel ortamı, süreyi, sıcaklığı, mükemmel bakteri sayısını ayarlayamayız. çiğ sütün adını bile anmak istemiyorum da pastörize sütü de kaynatanlar var yoğurt yaparken, protein yapısı bozuluyor.
+3
mezzosprite
(09.02.26)
Hayretler içindeyim o halde diyetisyenler doktorlar işin ciddiyetinin hiç farkında değiller. Müthiş ironi. Herkese teşekkürler.
-5
🌸sessizce aglayan sanat
(10.02.26)
bu konunun uzmanı doktorlar veya diyetisyenler değil, gıda mühendisleri +1. doktorlar, diyetisyenler market yoğurtlarının içinde katkı maddesi olduğunu, bu yüzden uzun süre dayandığını, bozulmadığını, o yüzden ev yoğurdunun daha sağlıklı olduğunu düşünüyorlar. ama bir doktorun veya diyetisyenin yoğurt fabrikasına gidip ne koyduklarını gördüğünü, görse bile konulan şeyin ne olduğunu anlayacağını hiç sanmıyorum, o da sağdan soldan duyduğunu, okuduğunu anlatıyordur. doktorun diyetisyenin işi gıda üretmek değil, insan sağlığı.

ben de market yoğurdunun her türlü ev yoğurdundan daha sağlıklı olduğunu iddia edebilirim. kaynağım ise kayınbiraderimin eşi. kendisi gıda mühendisi, kamu personeli ve girip çıkmadığı, denetlemediği gıda fabrikası yok. bizzat kendi ifadesi, yoğurtlarda herhangi bir katkı maddesi kullanımının zaten yasak olduğu, yoğurtların herhangi bir katkı içermediği.

bilenler benim 9 yıllık yoğurt deneyimi bilirler. burada da paylaştım, üstüne de konuştuk. bilmeyenler için kısaca özet geçmem gerekirse, 2016 yılının ocak ayı başında ofise, dörtlü satılan yoğurtlardan aldım. bir tanesini yedim, kalan üç tanesini dolabın dibinde unuttum. son kullanma tarihleri 31 ocak 2016 idi. taa haziran ayında yoğurtları dolapta buldum, son kullanma tarihinin üstünden 5 ay geçmiş. aldım çöpe atacaktım ki merak ettim. bir tanesini açtım aaa mis gibi duruyor. kokladım, mis gibi de kokuyor. bütün cesaretimi toplayıp bir kaşık yedim, nefis yoğurt. son kullanma tarihi 5 ay geçmiş ama zerre bozulma yok. sonra kalan açılmamış 2 tanesini saklamaya karar verdim, 1-2 sene sonra açıp bakacaktım (yıllarca bozulmayan mcdonalds hamburgeri gibi). ama ben o yoğurtları yine unuttum. araya pandemiler girdi, ofis kapandı, kaç yıl kapalı kaldı falan. neticede o yoğurtlar yaklaşık 9 yıl dolapta durdu. hatta pandemide dolabı da kapattığımız için oda sıcaklığında durdu. daha birkaç ay önce açtım, sadece kapak jelatini kuruyup kenardan hava aldığı için suyu buharlaşıp kurumuş. hala bozuk değil, ne bir küf var, ne bir ekşi koku. kuru yoğurt gibi bir şey olmuş. bu sefer yemeye cesaret edemedim tabii.

deneye başladığımda kayınbirader evli değildi. deneye başlarken herhangi bir bilimsel kaynağım yoktu. evlendikten sonra deneyi anlattım sordum, hatta sitem ettim "ne koyuylarsa 5 aydır bozulmamış, bize ne yediriyolar!!!" diye. dedi ki pastörize edilip koruyucu atmosferde paketleniyor, içinde bozulmaya neden olacak hiçbir zararlı bakteri yok, hava zerreciği bile yok. havayla temas etmediği için bozulmaz. tetra pak sütler de öyle, uzun ömürlü diye içinde katkı var sanılıyor ama adı üstünde uht, ultra high temperature, ultra yüksek sıcaklıkta bakterileri öldürüp dışarı ile ne ısı, ne ışık, ne hava teması olmayan ambalajla kapatıyorlar, aylarca bozulmuyor.

ben her zaman bilimden yanayım, ikna oldum. ama teyzeler emmiler çıkıp ne kadar anlatsan da hiçbir dayanakları olmadan "aylarca bozulmuyor içine kimbilir ne katıyorlar" masallarına inanmayı tercih ediyorlar.

ev yapımı yoğurtlar genellikle açık sütten yapılıyor. adam o sütü neyle sağdı, nereye sağdı, inek ne yedi, ne içti, hangi ilacı aldı. sağdığı sütü hangi koşullarda sakladı, kamyonetin arkasındaki tankta kaç saat gezdirdi. hepsini mükemmel şartlarda yapsa bile sen getirdin kaynattın, içinde faydalı bir şey kaldı mı, açık havada kaynatıp soğuturken içine toz kaçtı mı, sinek sıçtı mı. bu şartlarda yapılan yoğurdun market yoğurdundan sağlıklı olduğunu nasıl iddia edebiliriz ki? market yoğurdunun, eğer merdiven altı bir marka değilse en azından sütünün ne olduğu belli, hangi koşullarda üretilip paketlendiği belli.

çok güzel yoğurt yaparım. hatta daha pazar günü yaptım, hem de sütçüden aldığım açık sütten. ama daha sağlıklı olduğunu düşündüğüm için değil, oğlum benim yaptığım yoğurdu çok sevdiği için. baba yoğurt yap diyip duruyordu, gittim eski mahalledeki sütçüyü bulup 3 kilo süt alıp mayaladım. faydası için değil, lezzeti için yaptım.
+5
kibritsuyu
(10.02.26)
Yoğurt makinesi çok kullanışlı. Kızım doğduktan sonra bana hediye gelmişti. Benimkinin porsiyonluk kavanozları var. Başta "uff be ne beeağ" demiştim ama 6. ayda ek gıdaya geçince çok işime yaramıştı. Alanı arayıp teşekkür etmiştim. Kaymak çok severim ama makineyle 0 kaymak.
+1
alice in potatoland
(10.02.26)
Ama kimse senin yenge gibi anlatmıyor ki, bak soru sormasam siz dökülmeyeceksiniz (yani evet anormal bir durum değil) ama doktorların bunu bilmemesini anlayamıyorum mesela, gıda mühendislerinin bu konuyu doktorlara ısrarla taşımaları gerekirdi... bence. Dikkat çekilirdi hiç olmazsa ve uyanan doktorlar olurdu. Biz de market yoğurtlarının margarin katkılı olduğu bilgisiyle kaçıp duruyoruz. Halbuki ne kadar da severim.

Bütün bilgiler için çok teşekkür ediyorum, meğer bünyem doğruya yöneliyormuş da bilmiyormuşum, sayenizde öğrendim çok çok teşekkürler emekleriniz için.
-1
🌸sessizce aglayan sanat
(13.02.26)
benim yenge gibi anlatanı da israyilin oyunu sorosçu siyoniz komonizlerin üzerimize oynadığı büyük oyun diyip reddediyorlar. bak uçağın götünden çıkan izin ne olduğunu bin kişi anlatıyor egzozdan çıkan sıcak havanın o yükseklikte soğuk hava ile karşılaştığında su buharı ve buz kristaline dönüşmesi diye, adam diyor ki israyilin oyunu siyoniz komonizler bizi spreyleyip beyin dalgalarımızı bozüyür. anlat, istediğin kadar bilimden bahset, biri çıkıp siyoniz komoniz diyip reddediyor. anlatsan kaç yazacak.
+3
kibritsuyu
(13.02.26)
Kibritsuyu

Evet izrayilin oyunu yalnız, epşteyn belgelerinde de çıktı, zaten devletin sitelerinde de yazıyor üstelik bulutlu bir yerde yaşıyorum ve geçen gün evime giderken genzimi yaktı o bulut, müthiş bir koku vardı. Bence bu kadar katı bakma. Market yoğurdu en sağlıklısıdır sözüne çok güvenemiyorum, bahsettikleri su buharı meselesine de öyle. Bu kadar rezilliği gördükten sonra, üstelik suud çöllerinin basbayağı yeşertildiğini, sellerin götürdüğünü gördükten sonra maalesef o açıklamaları ciddiye alamam. Bence tekrar bi dikkat et.
-4
🌸sessizce aglayan sanat
(16.02.26)
(3)

Ne yaparsa gözden düşer?

loch ness
Öyle kısa süreli ilişkiler yada yeni tanıştığınız insanlarda gördüğünüz red flag'lerden bahsetmiyorum.Hayatınızda olup, uzun vadeli planlar yaptığınız, çok sevdiğiniz sevgiliniz ne yaparsa gözünüzden tamamen düşer? İlgisizlik?Özel günleri unutmak? Hakaret?Darp?İhanet?Travmalarınızı, sırlarınızı size
Öyle kısa süreli ilişkiler yada yeni tanıştığınız insanlarda gördüğünüz red flag'lerden bahsetmiyorum.

Hayatınızda olup, uzun vadeli planlar yaptığınız, çok sevdiğiniz sevgiliniz ne yaparsa gözünüzden tamamen düşer?

İlgisizlik?
Özel günleri unutmak?
Hakaret?
Darp?
İhanet?
Travmalarınızı, sırlarınızı size karşı kullanmak?
Maddi çıkar beklentisi?
Ailenize saygısızlık?

Vs. Vs.

Çok ağır yada çok hafif olabilir. Yaşadığınız hangi olaylar sizleri ilişkiden tamamen çıkmaya itmiştir?
0
loch ness
(09.02.26)
+ konuşulduğu halde eski problemlerin defalarca açılması.
+ özür dilenmemesi.
+ sözlerin çarpıtılması.
+ bir de iletişimi tek tarafın sürdürmeye çalışması.

Kişisel olarak ihaneti tercih ederdim bunları yaşamktansa. Hiç değilse hayatından çıkarırsın, ve kafandan çıkar. Bu ve benzeri meseleler insanın zihninde her gün seninle yaşamaya/yaşlanmaya devam ediyor.
0
rakicandir
(09.02.26)
Kimi en ağır şeyleri bile rahatlıkla kaldırır, kimi en hafif bir yanlış anlamayı bile kaldıramaz. Hatta bazılarında bu ikisi aynı anda bulunabilir bile, ben onlardan biriyim. Sıklıkla hakareti saygısızlığı kafasızlığı kaldıramam. Çoğunlukla ilişki başlamamıştır veya çok yenidir. Eğer ilerlemişse ve gerçekten sevmişsem çok büyük tepki göstersem bile sonradan sineye çekip affettiğim şeylerin haddi hesabı olmuyor. Neyin kafasıysa artık...

En son yaşadığım şey, hasta olduğumu (iki günlük uykusuzluk, alkolden kalma mide bulantısı, yine alkolden kalma ve açlığın da etkilediği baş dönmesi ve müthiş baş ağrısı) göre göre beni 40 km araba kullanmaya gönderebilmesi. Üstelik bunu gözümün içine baka baka, sabahın köründe yapması. Açım dediğimde evde bişey yok, ben günlük yaşıyorum yaa demesi. Ve o gün ona sabahtan bir misafirin geleceğini söylemek yerine "sen buradayken ben gideceğim yer için hazırlık yapamıyorum, ütü yapamıyorum banyo yapamıyorum" demesi. Bunları kaldıramadım artık.
0
muhayyer divan
(09.02.26)
Küfürlü konuşmasına dayanamıyorum, hele ki hiç sevmediğimi çok rahatsız olduğumu gayet iyi bildiği halde hele hele gereksiz küfür kullanıyorsa uzatmıyorum yok ediyorum.
+3
sessizce aglayan sanat
(09.02.26)
(11)

Tarot hakkında ne düşünüyorsunuz?

sessizce aglayan sanat
Merhaba iyi geceler Soru başlıkta. Ama dikkatimi çekti, tarot kartlarını kitapçılar ve yayın evleri satıyor. Çok acaip bir çelişki değil mi? Üstelik tarot videoları izledikçe görüyorum ki kelimelerin içine saklanmış anlamlarla dans eden zihinler üretiyor bu oyun. Ama o zihinler gerçek hayatta sıkınt
Merhaba iyi geceler

Soru başlıkta. Ama dikkatimi çekti, tarot kartlarını kitapçılar ve yayın evleri satıyor. Çok acaip bir çelişki değil mi? Üstelik tarot videoları izledikçe görüyorum ki kelimelerin içine saklanmış anlamlarla dans eden zihinler üretiyor bu oyun. Ama o zihinler gerçek hayatta sıkıntı içinde, tarot bakanlar da baktıranlar da hayatı dert ağırlıklı yaşıyorlar. Bunlar bana çok tuhaf geliyor, siz ne düşünüyorsunuz?
0
sessizce aglayan sanat
(20.08.25)
Falın her çeşidine şiddetle karşıyım. Akıllı insan uğraşmaz öyle işlerle.
0
Batuhanolabilir
(21.08.25)
Batuhan+1.

Bu tarz şeyleri takip edenler rasyonelllikten son derece uzak kişiler. Yaptıkları ve yapacaklarına excuse yaratıyorlar bu vesileyle. Tembelim, götüm yemedi/yemiyor x yapmaya vb demiyorda retro ters açıyla götün götün bilmem neyle kesişmiş ondan olmadı/olmayacak benim o iş falan diyor. Gibi gibi.
0
Phoebe
(21.08.25)
himmet dayi
(21.08.25)
Falına inanmıyorum ama bence kartların kendileri estetik olarak güzel. Değişik tasarımları oluyor bakmayı seviyorum.
0
peki madem
(21.08.25)
vakit geçirmek için bir aktivite olabilir. ciddiye alanın zekasını sorgularım dsfjsdk
0
gabe h coud
(21.08.25)
Falın her türlüsü eğlencesine olduğu sürece sıkıntı görmüyorum. Ciddiye alınmaması gerekiyor sadece. Geyiğine kahve falı bakmayı/baktırmayı severim mesela.

Tarot hiç baktırmadım ama biri bakayım dese baktırırım. Elbette ciddiye alarak değil dediğim gibi maksat eğlence olsun, vakit geçsin.
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(21.08.25)
@himmet dayi

Ne kadar çirkin bir video göndermişsin. Ben burada küfürlü bir ifade kullanmadım sen neden bunu yapıyorsun? Ne kadar rahatsın, hadsizlik noktasında yani. Yuh.

@@@HERKES

Benim dikkatimi çeken şey bu tarot kartlarını satanların oyuncakçı veya ne bileyim elektronikçi ya da bit pazarı doğal taş falan satan yerler değil bizzat kitap evleri, yayın evleri olması. İnsanların kitapları okumaya düşünmeye anlamaya zihinlerinin yetmemesi (?) ama tarotu öğrenmeye, tarot bakarken sembol okuyup anlam araştırmaya zihinlerinin yetmesi.

Bu beni çok düşündürüyor. Size bunu soruyorum aslında.
0
🌸sessizce aglayan sanat
(21.08.25)
internette viral olmuş bir sekans bu. orada amaç küfür etmek değil. astrolojinin ya da fal/tarot/büyü vs. her neyse, bunların saçmalığına vurgu yapan bir video.

bu kadar şahsi algılamana gerek yok. ayrıca küfürü eden de ben değilim. sanki sana ana bacı yapmışım gibi triplere girmen de komik.
0
himmet dayi
(21.08.25)
@himmet dayi

Bana cevaben gönderdiğin içerikte bu küfür var. Ben bir kadınım ve sen tanımadığın, yakınlığın olmayan bir kadına küfürlü içerikle karşılık veriyorsun. Sana en ufak bir tepki gösterince de haysiyet meselesi haline getirip savunuyorsun. Asıl bu komik.
0
🌸sessizce aglayan sanat
(21.08.25)
Komik buluyorum
0
lancelot du lac
(21.08.25)
düşünmüyorum.

ama mesela "Agatha All Along" dizisinde tarot olayı güzel işlenmişti. yani fantastik yapımlarda karşıma çıkarsa sorun değil. gerçekliği olan birşey değil zaten.
0
ermanen
(21.08.25)
(2)

Youtube'da yorumları göremiyorum

sessizce aglayan sanat
Merhabalar günaydınlar iyi hafta sonları diliyorumYoutube'da bir süredir bazı sayfaların videolarının yorumlarını okumak veya yorum yazmak istediğimde yorumları da yorum yazılacak bölümleri de göremiyorum. Kanallarına abone olmadığım videolar oluyor çok büyük çoğunlukla, acaba bununla ilgisi var mıd
Merhabalar günaydınlar iyi hafta sonları diliyorum

Youtube'da bir süredir bazı sayfaların videolarının yorumlarını okumak veya yorum yazmak istediğimde yorumları da yorum yazılacak bölümleri de göremiyorum. Kanallarına abone olmadığım videolar oluyor çok büyük çoğunlukla, acaba bununla ilgisi var mıdır, hani abone olmayanlar yorum yazamasın ve yorumları göremesin gibi bir ayar var mı? Ben mi kaçırmışım? Gerçi benim kanalım yok yani ne bileyim ama.
0
sessizce aglayan sanat
(16.08.25)
operatörünüz nedir? Yakın zamanda vodafone’a geçiş yaptırysanız güvenli internet ayarı otomatik açık geliyor. o açık olunca da youtube uygulaması yorumları kapatıyor.

bende de olmuştu, vodafone uygulaması üzerinden güvenli internet hizmetini kapattım, otomatikman yorumlar geri geldi.
0
phoarbix
(16.08.25)
Evet Vodafone yeni geçtim çok teşekkürler.
0
🌸sessizce aglayan sanat
(16.08.25)
(6)

Akıllı ama akılsız telefon almak istiyorum

sessizce aglayan sanat
Merhaba iyi gecelerVaktim sık sık boş oluyor ve telefonu elimden bırakamıyorum, kendimi disipline de edemiyorum, bir şekilde bu işi kontrol altına almam lazım diye düşünüyorum ve bunun için de telefonumun teknolojisinin değişmesi gerektiğine kanaat getirdim ama düşündüğüm gibi bir telefon var mı bil
Merhaba iyi geceler

Vaktim sık sık boş oluyor ve telefonu elimden bırakamıyorum, kendimi disipline de edemiyorum, bir şekilde bu işi kontrol altına almam lazım diye düşünüyorum ve bunun için de telefonumun teknolojisinin değişmesi gerektiğine kanaat getirdim ama düşündüğüm gibi bir telefon var mı bilemiyorum. Belki siz biliyorsunuzdur diye sormak istiyorum.

WhatsApp, banka uygulamaları kullanabileceğim, belki internet tarayıcısı da olan, bulunduğumuz ilin belediye uygulaması gibi iki üç uygulamayı daha çalıştırabilecek ama kesinlikle daha fazlası olmayan (ses kaydeder herhalde) bir telefon, bu tarz bir cihaz var mıdır?
0
sessizce aglayan sanat
(05.07.25)
instagram, YouTube, twitter, hepsine tarayıcıdan girilebiliyor zaten.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(05.07.25)
Alışkın olmayınca tahammül edilemiyor ama.
0
🌸sessizce aglayan sanat
(05.07.25)
Eski bir Android telefon alın, düşük hafıza işinizi görür.

Annemin telefonunda sürekli bir şeyler silerek işlem yapıyoruz. Fi çektiği fotoları hemen yedekliyoruz, siliyoruz. Aslında Facebook/instagramı kaldırsa gayet güzel hala çalışır bir telefon. Bankacılık işlemi de yapıyor, fotoğraf da saklayabilir o zaman.
0
strawberry first
(05.07.25)
günlük ekran saatini sınırlayan uygulamalar var. her gün belli bir süre için sosyal medya kullanımına izin veriyor.
0
orpheus
(05.07.25)
Orpheus, o uygulamaları ben yönetirim işte, onun için kendime güvenemedim.
0
🌸sessizce aglayan sanat
(05.07.25)
Hocam bunun sonu yok. Kendinizi frenlemenin yolu bu değil. Çünkü telefona çözüm bulsanız dahi başka bir şeyle oyalanmaya başlayabilirsiniz. Bi zaman sonra sıkılıp önceki telefona geri dönebilirsiniz vs. Başka bir çözüm bulmak, belki bu konuda farkındalığınızı artıracak ve sizi tembelliğe itecek bazı şeyleri ortadan kaldıracak çözümler bulmak daha faydalı olur. Mesela bende dikkat eksikliği odaklanamama problemi var. Bu y0zden yaptığım işi bırakıp 5 dk sonra dikkat gerektirmeyen reels kaydırma işine geri dönüyorum.
0
Unde bach canim
(06.07.25)
(13)

Evde misafir varken sıçabiliyor musunuz?

messina123
Birkaç günlüğüne kalıcı misafir. Bizim ev 1+1. Sıçamıyorum içimde patlayacak.
Birkaç günlüğüne kalıcı misafir. Bizim ev 1+1. Sıçamıyorum içimde patlayacak.
0
messina123
(04.07.25)
evet.

chatgpt'ye diskilamayi geciktirmenin zararlari yaz. idrar da ayni sekilde.
0
sonsuz
(04.07.25)
Az ye.

Yaşlı biri değilse, bu zor anlarda 100 metre uzaktaki markete bazı şeyleri alması için gönder.
siz tuvalete gidin, o da spor olarak yürüyüşe çıkmış olur.

Oda spreyini de ihmal etmeyin.
0
diyecevaplandı
(04.07.25)
avm’ye git
0
avatar is back
(04.07.25)
sicin gitsin yahu. misafirin yatagina sicmiyorsunuz neticede, tuvalete siciyorsunuz. hepi topu 10dk fln kokup gecer.
0
taurina
(04.07.25)
kapısı olan her yerde tertemiz işimi görürüm açıkçası, beni ilgilendirmez. insani bir ihtiyaç sonuçta. tuvalete giren birini güller karşılamaz. yaz bunu güzel laf.
0
der meister
(04.07.25)
En yakın camiye gidiyorum
0
Shepard
(04.07.25)
yerken doğal da sıçarken niye değil? kasmayın hocam patır patır salın gitsin.
0
lazpalle
(04.07.25)
Sıcarim ama daha bok yere düşmeden sifonu çekerim. Iki kere sifon çekilmiş olur. Hiç sikinti yaşamadım.
0
ırene adler
(04.07.25)
Evet.

Ama hak veriyorum, 1+1 evlerin ekseriyeti göt kadar olduğu için ses duyulma ihtimali yüksek oluyor malesef. Bu da bazı insanları konfordan uzak hissetirdiği için sıçamıyorlar.

Ben eğitim hayatım boyunca okulda hiç sıçmamıştım.
Bir çeşit fobi gibiydi. Kamusal wclerde büyük tuvaletimi yapmıyordum. O yüzden ben seni anlarım. Ama bu hiç doğru bir aksiyon değil. Derhal bunun üzerine gidilmeli. Tuvaletin geldiğinde o seni götürmeli. Yerin bir önemi yok. Bu biyolojik saatin en önemli kuralı. Bu sayede geç de olsa yendim bunu. Elbette bana kaybettirdikleri de olmadı değil.

Askerde millet kaç gündür sıçamazken ben ilk gün bu işi çözmüştüm.

Sıçın. Tutmayın. Ertelemeyin. Tv’den yüksek sesli bir şey açın gerekirse ve Rahatça sıçın. Vallahi çok pişman olursunuz.
0
ezkaza
(04.07.25)
evde misafir varken, misafirliğe gittiğimde, askerde ilk günde, kamu binalarında...yani her türlü koşulda tuvalet ihtiyacım varsa yaparım, hiç strese girmem.
0
wilhelmwasmuss
(05.07.25)
Misafirin evine bile sıçarım anlamam dinlemem umurumda olmaz.
0
sessizce aglayan sanat
(05.07.25)
hemen sifonu cekeceksin, varsa havalandirmayi acarsin, bir de spray sikarsin oldu bitti.
0
baldur2
(05.07.25)
hasta bezi bağla
0
yurtsuz john
(05.07.25)
(19)

Irkçılık ile bir kültürü sevmemeyi nasıl ayıracağız?

michael_knight
Tamam, ırkçılık kötü, yanlış. Bir insanın kendisinin karar vermediği ten rengi, vücut tipi gibi fiziksel özellikleri aşağılamak gerçekten yanlış ve insafsızlık. Ama bir de kültür ile ırkın karıştığı durumlar oluyor. Mesela bir ülkenin vatandaşları diyelim ki çok pis, kötü kokuyor veya kaldırım kenar
Tamam, ırkçılık kötü, yanlış. Bir insanın kendisinin karar vermediği ten rengi, vücut tipi gibi fiziksel özellikleri aşağılamak gerçekten yanlış ve insafsızlık.

Ama bir de kültür ile ırkın karıştığı durumlar oluyor.

Mesela bir ülkenin vatandaşları diyelim ki çok pis, kötü kokuyor veya kaldırım kenarına kaka yapıyor. Bu onun ülkesinde çok olağan ama benim ülkemde bu şekilde davranılması bana zor geliyor.

Ne şekilde uyarırsam ırkçı olmam?

Diyelim ki benim ülkemde bir sokakta bu kültürden insanlar çoğunluk oldu ve kaldırıma kaka yapıyorlar. Ona müdahele etme hakkım olacak mı?

“X ırkından nefret ediyorum” değil “X ülkesinden gelen insanların davranışlarından nefret ediyorum” diyebiliyor muyum?

Irk ve kültür sevmemeyi ayıran bir kelime, terim var mı?
0
michael_knight
(25.06.25)
Karşıdakinin kafasındaki değerlere göre davranacaksak işimiz var. Senin kendi ırkçılık tanımın neyse ona göre karar vermelisin, karşıdakinin görüşünü bilemezsin ki.

Nefret kelimesini kullanma elbette, nefret söylemi diye bir şey var.

Sevmemek başka düşman olmak başka. Irkçılık düşmanlık hukuku güder. Sevmemekte düşmanlık yok. Böyle düşünmek belki açıklık getirir.
0
sessizce aglayan sanat
(25.06.25)
Mesele genelleme ve asagilama yaparak butun bir irki ve milleti kucuk gormek.

Tabii yola kaka yapmak gibi halk sagligini tehtid edecek bir mesele oyle kulturel denebilecek bir sey degil cunku o cogu ulkede suc.
Deodorant diyelim.
Bir alman olarak Ali ile deodorant kullanmadigi ve bu sizi rahatsiz ettigi icin takilmamak irkcilik degil. Turkler cok pis hic deodorant kullanmaz demek irkcilik. Mehmet ile merhaban yokken kesin deodorant kullanmiyordur diyip onu hor gormek, kopek cekmek irkcilik. Turklerin burnu hic koku almaaz ahahaha diye saka yapmak irkcilik.
0
wallcan
(25.06.25)
@wallcan, 5 tane deodorant kullanmayan Ali ile tanıştıktan sonra 6. Ali ile tanışmak istememek ırkçılık mı?
Sen ne yaparsın 6. Ali tanışmak istediğinde?
0
🌸michael_knight
(25.06.25)
Ali’nin ten rengiyle, diliyle, kafasının şekliyle bir problemim yok. Deodorant kullanmaması veya kötü kokması ile sorunum var.

Bir de diyelim ki bu Ali ve ülkesindeki çoğu kişi deodorant kullansalar da bana rahatsız edici gelen bir koku oluyor. Yine mi onlarla tanışmak istememek, metroda görünce onun yanındaki koltuğa değil başka yere oturmak ırkçılık?
0
🌸michael_knight
(25.06.25)
Bir insan ne kadar ırkçı, kategorik ya da ne bileyim bir şey fobik olursa olsun bunu yalnızca yakın çevresi ve kendiyle paylaşmalı. Geniş kitlelere duyurmadigin, etiketini yumusatmadigin (Irklarını değil kültürlerini sevmiyorum) ve etki alanını buyutmedigin sürece minik, sevimli faşistlikler yapabilirsin çünkü hiçbirimiz öyle süper duyarlı, iyi insanlar değiliz. Tek bir sorumluluğumuz var, yıkıcı, negatif düşüncelerimizi atmosfere çok yaymamak, kendimizi aklamaya çalışmamak. Bence. En azından.
0
sekizdokuzon
(25.06.25)
Yolu yok.

O tür kişiler bunu silah haline getiriyor zırva davranışları için. Hatta yer yer otoriteler, ideolojiler de bunu besliyor.

"X ülkesinden gelen insanların davranışlarından nefret ediyorum” demeniz naparsaniz yapın ırkçı kategorisine atılacak o yüzden. Baştan hazırlanmış bir tuzak var orada.
0
encokbenisevinnolur
(25.06.25)
Onu örnek verdiğiniz için soruyorum; önlem almasına rağmen koktuğunu düşündüğünüz kişi için sebep biyolojik değilse nedir size göre? Kültürlerinde pis kokmak mı var bu insanların? Irkçığınıza kılıf arıyorsunuz gibi geldi bana -ki gündelik ırkçığın tipik bir örneği.
0
auroraaurora
(25.06.25)
sekizdokuzon'a katılıyorum.

birini sevip sevmemek, beş ali'yle olumsuz tecrübe yaşadıktan sonra 6'ıncı alinin de deodarant kullanmayacağını düşünmek; bunlar rastlantı olsa dahi kabahati ali olmakta bulmakta, eylemlerimiz sadece kendimizi etkilediği sürece önyargılı olmakta suç yok.

burada dengeler gerçekten hassas, ırkçılığın kötü yanı toplumsal adaletsizliğe yol açması. mesela doğum yerin x diye bir işe girerken seni elemeleri. doğum yerinin niteliklerin önüne geçmesi. kişisel hayatımda o kişiyle görüşüp görüşmeme hürriyetine sahibim ama işe alımla görevli isem duygularımı işime karıştırmamalıyım.

ırkçılığa dair benim aklıma geldikçe utandığım bir anım var.
istanbul'un kozmopolit bir bölgesine taşındığımda, o sırada bir de çok fazla ortadoğulu geliyordu yaşadığım tarafa, üst katta arap görünümlü biri vardı.
o evden çok fazla gürültü geliyordu. bir de o evin penceresinin baktığı yere bir çok çöp atılıyordu. benim pencerem de aynı yöne baktığı için rahatsız oldum ve arapça bir şekilde "çöp atmayın" yazıp yere koymak istedim. iyi ki yapmamışım. -onlar mı çöp atıyordu bilmiyorum ama düzgün, kendi halinde yaşayan, türkçeyi iyi kullanan ve kimseyle problemi olmayıp yıllardır burada yaşayan biri çıktı. iran-ırak-suriye-afgan-filistin falan da değil, başka bir yerden. sanki eskiden çöp derdimiz yoktu da adamı esmer ve ortadoğu tipli gördüm diye doğrudan ona atfettim bu sorunu. bu ırkçılıktır işte. bu olayda sevindiğim tek şey bu anlattığım şeyin düşünceden ibaret kalması.

ırkçılık hakkında tanım sorunlarımız da var. ırkçı olduğu suçmalası yapılan insanların bir kısmı basitçe zenofobik, yani yabancı sevmiyor.
"ülkemde yabancı istemiyorum" hatta ileri gidiyorum "turist de istemiyorum" diyebilir biri. bu onu ırkçı yapmaz. çünkü x'ler kötüdür biz y'ler iyiyiz demiyor ki. sadece x,y,z ne olduğu önemli değil dilimi kültürümü bilmeyeni istemiyorum diyor. zaten kendi içimizde uğraştığımız şehirden şehire değişen kültürel farklarımız varken bir de daha büyük ölçekteki ile uğraşamam diyor. bu düşünce o kişiyi ırkçı yapmaz. haklı mıdır değil midir ayrı konu. elbette yabancıların aramızda olmasının ve çeşitliliğin olumlu yanları da var. ama kişi olaya olumsuz yandan da bakabilir
0
biseysorcaktim
(25.06.25)
kaldirima kaka yapilmasindan nefret ediyorum ya da insanlarin yazin dus almamasindan nefret ediyorum diyebilirsiniz. boylece kendi ulkenizde 7 ceddi turk olan insanlarin da sokaga kaka yapabildigini ve bundan da nefret ettiginizi ve bunun tek bir milletin tamamina atfedilen bir huy olmadigini kabul etmis olursunuz.

her x ulkesinden gelen insan ayni degil, bence ozellikle yurtdisinda cok korkunc temsil edilebilen ve sacma sapan soylemlere maruz kalan musluman ve/veya turkler olarak en iyi anlayanlardan biri bizler olmaliyiz.

ornegin rusya ukrayna'ya saldirdiginda avrupa'da ve dunyada bir cok ulkede ruslara karsi nefret soylemi basladi, ruslar islerden cikartildi, islere alinmadi, sanatcilari yasaklandi, sporculari engellendi. covid zamani cinlilere saldirildi. tum ruslar ukrayna'ya saldiriyi desteklemedigi gibi, hepsi putin'e oy vermedigi gibi ukrayna'ya saldiran ruslar degil devletti. herhangi bir ulkenin, irkin, cinsiyetin, cinsel yonelimin tamamini ayni kefeye koydugunuz her konuda, illa pis olmak demek degil bu, ayni risk ile karsi karsiyasiniz.

bu bakis acisi ile yarin bir gun, hangi ulkeden gelirseniz gelin, desteklediginiz ya da desteklemediginiz hukumet bir ulkeye saldirirsa ve dunyanin geri kalani o ulkeden gelen insanlara karsi nefret kampanyasi baslatirsa sesinizin cikmamasi lazim.
0
kassiopeia
(25.06.25)
@auroaurora mesela benim burnumun alışkın olmadığı bir baharatı çok yüksek miktarlarda tüketmek olabilir.
Kaşık kaşık sarımsak-soğan veya bol bol pastırma yiyen bir insanın ne kadar deodorant sıksa da, duş alsa da kötü kokacağına hemfikir oluruz herhalde.

O ülkenin yemek kültürü bu şekildeyse o ülkedeki çoğu insan bu şekilde kokacaktır.

Yemek dışında da doğuştan kötü kokan bazı insanlar var ırk ayırmadan söylüyorum. Belki bazı ırkların tamamında vardır bu, emin değilim.

Irkçılıkla suçlanmaktan korktuğumuz için çekinerek konuşuyoruz bazen, bunda da bir problem yok mu?
0
🌸michael_knight
(25.06.25)
"Kaşık kaşık sarımsak-soğan veya bol bol pastırma yiyen bir insanın ne kadar deodorant sıksa da, duş alsa da kötü kokacağına hemfikir oluruz herhalde."

Evet hemfikiriz. Her ulustan, her kültürden, her etnik kökenden insan yediğine içtiğine bağlı olarak kötü kokabilir.
0
auroraaurora
(25.06.25)
@michael_knight aradığın cevabı burada bulamazsın. Buradaki arkadaşlar feminen, liberal, hayalperest ve hayat gerçeklerinden uzak. Satranç oynarken posta koyan belli tipteki adamlardan it gibi tırsar, yol değiştirirler ama burada abi önyargılı olma, lütfen loto gibi düşün milyonda biri bile iyi olabilir sen onu bulmaya çalış derler.

Her gün duyuru'da görüyoruz. Ben psikolojik deli değilim diyor mesela, yeni duyuru açıyor abooo neler neler. Herkes poz kesiyor bakma bunlara.

Gerçekte, dünyamızda olanı söyleyeyim. Zencilerin, kürtlerin, arapların, hintlilerin, pakilerin vs sevilmeme sebebi dağdan inmiş olmaları. Memleketim dedikleri boz çöplükten güzel, modern bir şehire veya ülkeye giderler. Çünkü daha iyi, daha güzel diyerek. Ama orayı da kendi boz çöplüklerine dönüştürmek için savaşırlar. Bu kadar aptallar.

Ben işim gereği bu yazdığım ırk mıdır, ülke vatandaşı mıdır nedir onlarla uğraşıyorum. Daha ilk cümlelerinde anlıyorum. Aha kürt kesin haksız bir şeyler isteyecek yine. Aha zenci para mara vermez, ama tam hizmet ister. Tam hizmeti alır ama para vermeye gelince e şu hizmeti de verin der. Ama o hizmet ayrı, anlatırsın öncesinde. Her yere çöp atarlar, işerler.

Bu adamlar ve ırkdaş ve ülkedaşları tek fabrikadan seri üretimle çıkmış gibidir. O yüzden ön yargılı yaklaşmazsan canın yanar. Kavgacılar, orta yolu bulmazlar, haksızlık peşindeler.

Kısaca sen kelime arıyorsun ama yine bu kırılgan insanları kırmamak için. Onlar seni umursamıyor ki sen bu kadar uğraşıyorsun. Bak burada seni suçluyorlar. Bunları 20 dairelik bir binada yaşat o kişilerle, senden benden daha ırkçı olurlar. Acemilere bakma sen. Bir şey ya vardır ya yoktur.

Bak Çinliler covid bilmem ne demişler, abicim çinliler kadar terbiyesiz, kaba, başkalarını umursamaz bir halk var mı? Böyle yetişmişler ve yanlış bize göre. Çinli sevmiyoruz bu yüzden. Yeni çinliye de yokuz. Eskisine de.

Birazdan damlar ben yabancılarla çalışıyorum hiç öyle değil diye XD. Diyen kişi de uluslararası bir firmada beyaz yakalı, fuarlara giden birisi çıkacaktır. Onlara da bakma sen, doğal ortamında tahlil edemez onlar o kişileri.
0
Shepard
(25.06.25)
kafan karisik biraz..

kaldirima kaka yapmak bir bylaw (teamul imis turkcesi) sikintisi, bunu uyarmanin, hatta sikayet edip ceza yazdirmanin irkcilik ile alakasi yok.

"onlarla tanışmak istememek" dedigin anda irkcilik sinirini gecmis oluyorsun bence. o hissiyat uzerinde biraz calisman lazim..
0
cooperr
(25.06.25)
ırkçılığın kötü bir şey oldugunu niçin kabul ediyoruz ki baştan? belki de ırkçılık iyidir ve insanlığın gelişimi için elzemdir.
0
abelardo
(25.06.25)
@cooper kaka yapmak biraz abartılı bir örnek, onu unutmaya çalışalım.
Daha önce tanıştığın 5 Marslı kişi de soğan-sarımsak-baharatı çok fazla yediği için kötü kokuyordu. Mars’ta bu yiyecekler çok tüketiliyor, kültürel bir şey. Orası oksijensiz diye.

10 kişi çalışan şirketine yeni bir eleman alacak olsan Marslıların CV’sini inceler misin?

Başkasına söylemek veya ideali tarif etmek kolay ama bizim de toplumun bir parçası olduğumuzu, bazı kınadığımız hareketleri yaptığımızı farketmemiz veya en azından kendimize itiraf etmemi gerek.
0
🌸michael_knight
(25.06.25)
İskoçya'da geçenlerde 30 yaşında bir Afgan, 15 yaşında bir kıza tecavüz etti. Dava sürecinde avukat savunması "farklı kültürden geldiği için rıza konusunda bilgili olmayabilir" şeklinde oldu. İsveç'te "Tecavüz etmek, yanlıştır" eğitimi veriyorlardı göçmenlere. Hatta Oulu'daki video* epey dalga konusu olmuştu. Bunun dışında Hindistan'ın temizlik ve hijyenden anlamayan kültürü, Mısır ve Afganistan'daki toplu taciz (taharrush) yine kültürel bir konu, kadınların mal gibi alınıp satılması ve berdel de kültürel bir şey. Böyle birçok kötü örnek var. Sadece iyi örnekleri konuşanlar, konu kötü olunca kar tanesi oluyor hemen.

Açık açık, doya doya ırkçıyım diyeceksin. En temizi o. Kendi kısıtlı görüşlerine uymayan herkese karşıt argüman üretmek yerine ırkçı ya da faşist diyorlar zaten. Ben de artık faşistim diyorum. Irkçıyım diyorum. Her insan doğası gereği farklı seviyelerde ırkçıdır zaten. Bazıları ön yargılar ile yaklaşır, bazıları yaptığını ırkçılık olarak saymaz, bazıları inkar eden iki yüzlülerdir, bazıları ise sanki insan doğduğu aileyi ya da milleti seçebiliyormuş gibi genelleyerek komple düşman olur. Kar taneleri hepsini aynı sayıyor. O yüzden millete dert anlatmakla uğraşmayı bıraktım ben. @sonsuz'un dediğine yakın aslında. Anlaşılacağım çevrede detayını anlatırım, anlamayacak çevre kafasına göre kategorize etsin. Enerji harcamaya değmez.

*www.youtube.com
0
nawar
(25.06.25)
@michael

cok sevdigim bir iranli arkadasim var, ailem disinda yandim allah diye beni arasa aninda isimi gucumu birakip gidecegim nadir insanlardan.

bu eleman bir kere beni yemege davet etti, sagolsunlar bol baharatli yapiyorlar, safran cart curt. Bunlarin kullandigi kurutulmus limon gibi bisey var, ondan atmis icine, bende kislik ceketimi daha yeni kurutemizlemeden almistim ve ciddi para odemistim temizlik icin. neyse yemege gittim, yedik ictik. bir sure sonra burnun zaten alisiyor. Yemek lezzetli ama koku problemi var.

aksam eve dondum, asansore bindim, benimle beraber birkac kisi daha vardi asansorde. ya millet kendini disari zor atti 2 kat sonra. ben farketmemistim o kadar koktugumu, ustume sinmis. Ertesi gun tekrar kuru temizlemeye verdim, posete falan sardim goturdum poset disina bile cikiyordu koku, agir baharat. Adamlardan da ozur diledim, bir restauranta gittim orda ustume sinmis falan diye uydurdum biseyler.

Simdi bu adam benim tanidigim en en saglam muhendislerden biri, kafadan 4 basamakli rakamlari falan carpabiliyor. ne zaman kafama bisey takilsa ona sorarim, falan filan.

simdi senin mantiginla benim bu adami komple silmem gerekiyor. sence baharat kokusu yuzunden boyle senin icin onemli olabilecek birini hayatindan cikartmaya deger mi?

ayni sey verdigin CV ornegi icin de gecerli, CVlere bakarken isimleri kapatmani oneririm. isim/yas/cinsiyet/dil/din/irk bunlari unutman lazim. filtreleri kaldir, deneyime odaklan.

bunlari dusun biraz sonra konusalim, dedigim gibi kafan karisik..
0
cooperr
(25.06.25)
2013'ten beri yurtdisinda yasiyorum. Benim gorusum insanligin artik kulturler ustu bir seviyede ortak bir medeniyete ulasmis olmasi gerekliligi ve farkli milletlerin kultur adi altinda kendi sacmaliklarina tutunuslarinin artik iler tutulur bir yani olmadigi yonunde.

Ha bunu soylerken su milletten arkadaslik kurmam yanina bile oturmam gibi bir ciglik yapmiyoruz. Ama artik belli milletlerle iletisime gecerken beklentileri de ona gore ayarliyoruz en basitinden insanlarin geldikleri kulture bagli olarak ilk iletisim ile birlikte asgari duzey medeni bir selam sabahin otesine gecilip geceilemeyecegi belli oluyor.
0
warrior princess
(26.06.25)
Selamlar

Kaç gündür yazacaktım ama vakit bulamadım, tüm yazılanları da okudum. Ben şöyle düşünüyorum:

Öncelikle ırk(fiziksel, genetik yapı) ile kültür(düşünsel, davranışsal) farkları ayıran bir kelime benim bildiğim kadarıyla yok. Bunlar birbirlerine çok karıştırılan ve aslında iç içe de geçmiş tanımlar aslında. Şu tanımı kullanırsak olumsuz görüşlerimizi ifade edebiliriz diyebileceğimiz bir şey net olarak aklıma gelmiyor benim. İşin sonunda bizim dediğimiz kadar karşımızdakinin ne anladığı da önemli.

Konuyla ilgili görüşümü de söyleyeyim; ırklar ve kültürler arasında farklar vardır. Biz istesek de istemesek de bu böyle. Örneğin siyah ırkın fiziksel özellikleri ortalamanın üzerindedir ve bu bence avantajdır. Asyalılar daha kısa ve minyonlardır. Ne bileyim, Avrupa'daki ırkların (Kuzey ülkeleri, Akdeniz halkları vb.) muhakkak fiziksel yatkınlığı, dezavantajı olduğu bir şeyler vardır. Burada sorun yok. Öte yandan bunda fiziksel farklılık varken iş zihinsel kapasite ve becerilere gelince ortalık yangın yerine dönüyor. Bu durumun yüzyıllar, bin yıllar temelli sebepleri olduğunu kabul ediyorum. Kölelik, sömürü o, bu nedeniyle halklar diğerlerini düşük nitelikli vb. olarak etiketlemiş, davranmışlar. Ancak "x halkının ortalama zeka seviyesi şudur" denildiği zaman insanlar tepki gösteriyor. Bu durumlarda ben kendime "E şimdi ne yapalım yani? Başka toplumlar ortaya bilimsel, sanatsal şeyler koymuş. Bir şeyler üretmiş. Bunlar da ortalama toplum dinamiklerinin, zihinsel kapasite ve becerilerinin bir sonucudur. Sizin toplum üzülmesin diye bir orta yol mu bulalım?" diye soruyorum. Öyle söylemediğimiz, insanları daha mutlu edecek yanıtlar bulduğumuzda peki daha mı iyi oluyor? İnsanlar gerçeği değil duymak istediklerini mi bekliyor? Zaten temelde hepimiz homosaphiens türüyüz ama işte yan yana koyduğumuzda bariz farklar var. Ayrıca toplumların yaşadığı coğrafyalar, maruz kaldığı koşullar, beslendiği gıdalar derken bunlar da yüzyıllar içinde ortaya çok büyük farklar çıkartıyor. Herkezi nasıl aynı kefeye koyabiliriz ki? Olmuyor yani, fikirsel düzlemde oturup konuşuyoruz ama realitede ben bunu mümkün görmüyorum. Biz hala daha doğa ve hayvan yaşamının kanunları temelinde yükseliyoruz. Bu, işin ırksal boyutuydu.

Kültürel kısmına gelirsek yazılanlardan Hindistan vb. halkların alışkanlıklarına değindiğinizi gördüm. Kültür, davranış, alışkanlık dediğimiz şeyin iyisi, hoş karşılananı da var, sevilmeyeni de var. Bu çok geniş bir skala. Örneğin Japon kültüründeki çalışma, disiplin ve toplum baskısı insanların kaldırabileceğinin çok ötesinde. Bu yüzden Japonlar intihar oranlarında çok yüksekler. Bu temelde onları ilgilendiren bir şey. Şimdi Japon halkının çalışma kültürü bana doğrudan etki etmiyor. Buna nötr durumdayım diyebilirim. Diğer taraftan uç noktada fetiş ve cinsel davranışlarını da duyuyoruz. Taciz, cinsel istismar olayları mevcut. Bunlar kabul edilebilen davranışlar değiller. Kendi adıma Japon kültürünü ilginç bulmam her anlamda kabul ediyorum anlamına gelmiyor.

Hindistan'a gitsem oradaki yaşamdan şikayetçi olabilirim, zaten bu yüzden de gitme merakım yok. Adamların kendi ülkesi, dilediği gibi yaşarlar. Ancak bir Hintli farklı bir ülkeye gelip tepki gördüğü davranışlar sergilediğinde "Bu bizim kültürümüz" diye kolayca savunamaz. Ben buna katılmıyorum. Hintli örneğinden bağımsız olarak hiçbir halkın bunu kolayca kullanmasını sevmiyorum. İnsanlara hoş gelmeyen şeyler yiyip içiyorsan bunun topluma etki etmeyeceği düzeye getirmek zorundasın. Nasıl yaparsın bu sana kalmış. Çünkü yarın bir gün bir başka insan da farklı bir davranışı "Bu benim kültürüm" diye sana karşı kullanabilir. Bu çok esnek bir araçtır. Ayrıca bir davranışın, alışkanlığın, kültürün büyük toplumlar, halklar tarafından kabul edilmesi, norm düzeyine gelmesi onu eleştirilemez kılmaz. Afganistan'daki adamlar erkek çocukları köçek gibi oynatıyor diye "Haa bu adamların kültürü ya" diyip tamam mı diyoruz? Birbirinden üstün kültürler vardır. Dünyada binlerce yıldır yaşamış, yok olmuş toplumları görüyoruz ancak içlerinden pek azının değerlerini hala daha benimseyebiliyoruz. Roma hukuk sistemini yaratmış, Antik Yunan felsefeyi bulmuş. Bunların hepsini aynı kefeye koyabilir miyiz?

Bu bakış açısına ne deniyor bilmiyorum, hümanizm mi oluyor? Doğuştan seçemediğim şeyler yüzünden ayrıştırmamak, herkesi eşit kabul etmek? Bunda bir sorun görmüyorum, insan haklarının temeli bu. Ama biz insanları tanırken bazı referans noktaları almak zorundayız. Bunu istemesek de yapıyoruz çünkü başka çıkar yolumuz yok. Şu senaryoyu bir canlandırın lütfen:

"+Sana arkadaşımı tanıştıracağım, adı James. xBana James'den biraz bahseder misin? +James 2 ayağı, eli ve gözleri olan birisi, bu gezegende yaşıyor. xBu hiç yardımcı olmadı. James ne iş yapar, nerelidir? +James İrlanda kırsalında yaşayan bir çiftçidir."

vb. vb. İnsanlar aynı adlara, benzer sıfatlara sahipler. Milyarca insan var, ne kadar özgün olabiliriz ki? Ama işte Amerikalı bir James'i İrlandalı James'ten ayıran farklılıklar onun yaşadığı coğrafya, toplum, kültür, yaptığı iş gibi şeyler. Nasıl ki İranlı Ömer, Mısırlı Ömer, Türk Ömer, Amerikalı Omar birbirinden farklıysa insanlar da bu şekilde ayrışıyor. Aslında bunun hayvanları sınıflandırmaktan hiç farkı yok. Sadece "Her insan eşittir, ayrmcılık, ırkçılık yapmayın" noktasında bu farkları nasıl dile getireceğimiz bilemiyoruz artık. Aslında yaptığımız şeyin hayvanları sınıflandırmaktan hiç farkı yok bence. Bulunduğu coğrafya vb. kriterler ile ele alıyoruz. Mesela İngiliz toplumu yok olsa ve gelecekteki bir tarih öğrencisi onları incelese ne yapardı? Muhtemelen ortaçağ İngiliz toplumu, İmparatorluk döneminde İngiltere, 20. yy. İngiliz halkı diye ayırırdı. Ortaçağda krallıklar halinde takılırlarken daha sonrasında Hindistan'ı sömürgeleştiren, Çin'de afyon savaşları çıkaran bir hakltı. 20. yy'da Brexit ile Avrupa birliğinden çıkan insanlar oldular. Al sana aynı halkın yüzyıllar içinde farklı kimliklere bürünmesi.

Özetle şunu demek istiyorum aslında; insanları tanımlarken doğa kanunlarından farklı bir perspektif çizmeye çalışıyoruz ama bu realitede çalışmıyor. Kadın, erkek cinsiyeti varken "Ben kendimi kadın gibi hissediyorum" diyen, fiziksel olarak erkek olan insanların gidip olimpiyatlarda kadın statüsünde yarışması gibi şeyler yapıyoruz mesela. Ben bunun insanların dikkatini, zihinsel enerjisini gereksiz konulara kanalize etmek için yapıldığını düşünüyorum. Dünyadaki asıl sorunlara kafa yoracak dikkatimiz, enerjimiz kalmıyor. Neticede hepimiz bir donanıma(beden, vücut, genetik yapı vb.) ve yazılıma(kültür, davranış, alışkanlıklar) sahibiz ve arasında farklılık olacağını dile getiremiyoruz artık. Zaten gerçek tanımıyla insan olabilmek aslında kendi doğamızı da yenebilmekten geçiyor. İçinden karşındakine vurma hissi geçerken kendini kontrol edebilmek, cinsel taşkınlığını dizginleyebilmek gibi. Bu çok büyük bir farkındalık gerektirirken dünyada bunun yanına yaklaşamayacak insanları "Bu da onun kültürü, ırkı; onlar seçmedi ki bunu" diye davranamayız. Bunu 1 kere, 2-3-4-5 kere yapabilirsin ama daha fazla yapmak seni çok naif, saf bir insan haline getirir. Bir noktada karar vermek zorundayız. Diyeceklerim bunlardır.
0
burka
(27.06.25)
(39)

Ev işleri paylaşımı?

bobinhoo
Kadın - Haftada 1 ya da 1.5 gün çalışıyor, aksam 17:00-17:30 gibi evde en geç o günlerde. Aylık kazancı 1x.Erkek - Haftada 5 gün sabah 9:00-9:30da evden çıkıyor akşam 19.00-19:30 gibi geliyor eve. Aylık kazancı 3x-4x.Eve 2 haftada bir yardımcı kadın geliyor detaylı temizlik için. Yapılacak ev işleri
Kadın - Haftada 1 ya da 1.5 gün çalışıyor, aksam 17:00-17:30 gibi evde en geç o günlerde. Aylık kazancı 1x.

Erkek - Haftada 5 gün sabah 9:00-9:30da evden çıkıyor akşam 19.00-19:30 gibi geliyor eve. Aylık kazancı 3x-4x.


Eve 2 haftada bir yardımcı kadın geliyor detaylı temizlik için. Yapılacak ev işleri:

1) Nadiren evin Dyson ile çekilmesi veya robot süpürgenin çalıştırılması. Robot süpürge rahat süpürsün diye belki bir iki eşyanın yerinin değiştirilmesi.

2) Çamaşırların yıkanması ve asılması (kurutma makinesi de var ama ütü yapılmadığı için bazı şeyler askıya asarak kurutuluyor daha az kırışsın diye)

3) Kuruyan çamaşırların dolaba kaldırılması

4) Yemek

5) Yemekten sonra bulaşıkların makineye kaldırılması, sığmayanların elde yıkanması

6) Yemekten sonra masanın/tezgahın silinmesi

7) Bulaşık makinesinin boşaltılması

5 numarayı erkek yapıyor, kalanları kadın yapıyor. Aklıma gelmeyen bir iki ufak tefek iş daha olabilir belki, onları da kadın yapıyor gibi düşünebilirsiniz.

Kadın bu iş dağılımının adil olmadığını, işin çoğunu kendisinin yaptığını düşünüyor. Çok şikayet gibi değil de arada laf sokma gibisinden. Erkek ise 5 numarayı bile yapmaması gerektiğini düşünüyor. Tatlı atışma gibi düşünebilirsiniz bunu.

Kadın zaten düz bakıyor olaya, ortada 10 iş varsa 9unu ben yapıyorum demek ki eşit dağılım yok diyor. Direkt baktığınız zaman haklı gibi duruyor ama erkeğin bakış açısına göre de o zaten kadına göre çok daha fazla çalışıyor ve eve geldiğinde ev işiyle ekstradan uğraşması saçma.

Erkeğe göre zaten ev alınırken bütün peşinatı tamamen kendisi koymuş ortaya, krediyi tek başına ödüyor. Aidat, elektrik, su, internet vb. hepsini erkek ödüyor. Eve alınmış eşlayarın %95ini (çanak, tabak ve bir iki mutfak eşyası vb. harici) kendi almış. Bunlar maddi şeyler olabilir ama sonuçta o parayı kazanmak için harcadığı tüm emeği o evin işi gibi düşünürsen toplamda çok daha fazla emek verdiğini düşünüyor. Yani 10 yıl çalışıp biriktirdiği tüm parayı eve gömmüş zaten, üstüne aylık kazancının yüzde 30u evin temel harcamalarına gidiyor. Ayda bir hafta mesaide "ev işi" yapıyor aslında gibi düşünüyor.

Bu arada kadına ben de şöyle para harcadım vb. gibi düşüncesini söylememiş hiç, çünkü böyle şeylerin söylenmesinin ayıp olduğunu düşünüyor ama içinden geçen bu. Ayrıca maddi olarak harcamanın hepsini üstlenirken, hepsini ben ödüyorum hiç adil değil bu diye düşünmemiş hiç. Bende maddi imkan var, onda yoksa ben karşılarım tabi ki diye bakmış olaya. Konu ev işine gelince de aynı bakış açısını (ben de zaman var, onda yok) kadın tarafından bekliyor. Ama kendi gösterdiği anlayış/düşünceliliği kadın tarafının göstermediğini düşünüp, bozuluyor içinden.

Sizce hangisi haklı, kim daha fazla "ev işi" yapıyor?
0
bobinhoo
(25.06.25)
erkek 5 kadin 1.5 gün mü calisiyor?
evlilik sözlesmesi gibi gelirlerin ayrildigi bir durum yoksa kadin az calistigi icin bos zamaninda daha cok is yapmali.

kadin niye full time calismiyor? 5x yapar. o zaman da o sadece bulasiklari halleder :) hem ev hanimi gibi bir sey olayim ama hem de ev isi esit yapilsin diye bir olamaz.
0
sonsuz
(25.06.25)
adam ben para kazanıyorum, eşyaları ben aldım o yüzden evin rutin işleriyle ilgilenmem gerekmiyor diye düşünüyor. kadına üzüldüm. bu kadar maddiyatçı biriyle hayat paylaşmak zor olsa gerek.

hayat müşterek. kazanılan para da müşterek, ev işleri de müşterek. ben böyle bakıyorum.
0
benaslinda
(25.06.25)
kadın tam zamanlı çalışsın, işler ortak olsun.
kadın az çalışıyorsa daha çok ev işi yapsın.

para muhabbeti mide bulandırıcı.
0
yenibirgüzelnick
(25.06.25)
@sonsuz

kadın aslında haftada 4 gün falan çalışmak istiyor ama yaptığı işi diğer günlerde bulamıyor gibi düşünebilirsiniz.
0
🌸bobinhoo
(25.06.25)
Yalnız şu da var, erkek iş yerinde daha çok kazanıp daha çok çalıştığını söylerken aslında bir yandan da orada "kariyerini" inşaa ediyor, bu avantajı yaratıyor kendine

Ev işi yapmanın kariyere bir etkisi olmuyor maalesef

Bu işler oturulur konuşulur, hakkaniyet gözetilir, koşullara göre işbölümü zaman zaman güncellenir
0
grimavi
(25.06.25)
@grimavi, cok haklisin. ama kadin da normalde bunun karsiliginda cocuk büyütüyor. adam bu kisimda daha rahat, böylece kendi isine odaklaniyor.

durum böyleyken bosanma durumlarinda kadinin iyi bir nafaka, tazminat vs almasi lazim.

burada cocuk olmadigi icin durum biraz garip aslinda. kadinin hem dogru düzgün isi yok hem de daha fazla ev isi yapmak istemiyor.
0
sonsuz
(25.06.25)
Adam konuyu büyütmüş ama kadın da ortalığı fistekliyor bence. Ya da adam kadının laf sokmalarıni fazla ciddiye almış olabilir.
Ev işi tartışması yapacaklarına birkaç özel şey yapsalar biraz de sevisseler bir şeyleri kalmayacak gibi duruyor.

Kadın da bir yol bulup iş gunlerini artırsın, adam da mümkünse yardım edebilir. Ev işleri konusu da yeniden güncellenir.
0
encokbenisevinnolur
(25.06.25)
ortada bir ayrılma durumu yoksa para muhabbeti anlamsız. adam yalnız başına yaşıyor olsa paranın tamamını ben kazanıyorum ev işleri sende diye kiminle atışacak? o yüzden ev işlerini yapmak istememe sebebiniz hatalı. eve geldiğimde yorgun oluyorum, içimden gelmiyor, yapmak istemiyorum, üşeniyorum, seninle vakit geçirmek istiyorum falan diyin daha anlaşılır.
0
tnz
(25.06.25)
Adam ev alınırken bütün peşinatı tamamen kendisi koyduğunu , krediyi faturaları tek başına ödediğini, Eve alınmış eşlayarın %95ini (çanak, tabak ve bir iki mutfak eşyası vb. harici) kendi aldığını ve karşılığında . Bunları almak için kazandığı para için için harcadığı tüm emeği o evin işi gibi düşünürerek toplamda çok daha fazla emek verdiğini düşündüğünü eşine açıkça anlatsın. Gerisi kadına kalmış, yapmasaydın da diyebilir haklısın ben yapmaya başlıyorum diyebilir.

Erkek bunu gidip eşine söyleyemiyorsa kendi aklından da çıkarsın, evliliğin nasıl bir şey olduğunu ve onu bu yola sokan süreçleri bir daha düşünsün.
0
Bruce
(25.06.25)
Sorun ev işi yapmaksa erkek haklı ama sorun hayatı paylaşmaksa kadın haklı çünkü bir gün kadın daha fazla çalışabilir daha fazla kazanabilir evdeki işleri yapacak kimse kalmamalı o zaman. Çünkü herkes yorgun. Her gün çalışacak hizmetçi tutmak da pek kolay olmasa gerek. Ayrıca kadın eğer anne olursa uzun bir süre sadece bebeğe odaklanması gerekecek, bu durumda ev işleri çoğunlukla erkeğe kalacak, kalmak zorunda. O zaman erkek ne yapacak mesela. Alışkın olmadığı şeyleri yapmak acı vermeyecek mi.

Olay kazanılıp harcanan paraya göre ise kadın da ortaya "ben de sana ömrümü adıyorum çocuk doğuruyorum ev başka iş başka" diyebilir, haklı olarak. Çünkü erkek evi otel gibi kullanmamalı, eşiyle ilgilenmeli, onunla hatıralar biriktirmeli, hayatı paylaşmak sadece ev işlerini paylaşmak da değil yani.

Bilemiyorum, kadının ev düzenini biraz daha sahiplenmesi iyi olur ama bu erkeğin her şeyden elini eteğini çekmesi anlamına gelmez. Gelmemeli. Çok sağlıksız nir yapı oluşur, kadına kendisini hizmetçi ve geyşa olarak hissettirir, cinsel hayatları bile bozulur. Bence yeniden düşünmek hatta karşılıklı oturup konuşup anlaşmak lazım.
0
sessizce aglayan sanat
(25.06.25)
kadın evlenmeden önce ailesiyle yaşıyordu muhtemelen.

yine az çalışıp az kazanıyordu ama annesiyle ev işini paylaşıyorlardı.

şimdi evlendi, yine aynı şekilde çalışıyor ama tüm ev işi ona kaldı.

---

erkek de evlenmeden önce ailesiyle yaşıyordu muhtemelen.

aynı şekilde çalışıyordu ve hiç ev işi yapmıyordu.

şimdi yine aynı şekilde çalışıyor ve 1 adet ev işi yapıyor o da aşırı basit bir şey, 3 dklık iş.

---

bu evlilik kadına zarar olmuş. 2 katı yoruluyor şimdi.
adam kendine eş değil, "parasını verip" yeni anne aldığını ve haklı olduğunu düşünüyor.
0
art cat chocolate
(25.06.25)
kadın evde ise tabi ki çamaşırları makineye atmak için kocasını beklemesinin bi manası yok. bu tabloda ev işleriniin çoğu kadına ait olmalı mantıken. ama bu böyle ben daha fazla kazanıyorum, en basit işi bile benim yapmamam lazım noktasında bi tavırla olacak iş değil. adam davasında haklı ama yöntemi yanlış. kaldı ki almış olduğu eşyaları karısına almamış, kendisine de almış aynı zamanda. karısının da emek gücünden faydalanıyor. bu kadar para yarıştırılacaksa karısına maaş bağlasın ev işlerini yaptığı için.
0
elorelia
(25.06.25)
evlilik/birlikte yaşam bu süreçleri birlikte idare edebilmek değil mi? sorun yaşıyorlarsa bile konuşulabiliyor olması lazım. hatalı aramak ilişkiyi daha fazla zedelemekten başka işe yaramayacaktır. bu konu, bu nokta kilitleniyorsa, bir arada olmaları yanlış karar gibi.
0
lüzumsuz adam
(25.06.25)
elorelia +1

adam ayrı eve çıkmış ve temizlikçi tutmuş gibi hesaplamış her şeyi. hatta adam karda, bu temizlikçiyle bir de sevişebiliyor.
0
art cat chocolate
(25.06.25)
parayı ben verdim çalış köle kafaya bak .
kadının sırtından sopayı karnından sıpayı eksik etmeyeceksin tayfası bu.

kadınlarda yanıp tutuşuyorlar böyle ayılara.
0
my fault
(25.06.25)
erkek kadına bi asgari ücret ateşleyip sigortasını yapsın, kadın da ev işlerini
0
mantık
(25.06.25)
Adamın bakış açısını tam yansıtamadım galiba.

Adam ben daha çok kazanıyorum, ben daha çok harcıyorum gibi üstünlük taslama amacı yok, dediğim gibi bunları asla kadına söylememiş bile zaten.

Ama sadece ev işlerine bakarak kadın daha çok ev işi yaptığını sanki o eve daha fazla emek harcadığını iddia edince, adam dolaylı yoldan da olsa aslında daha fazla emeği harcayanın kendisi olduğunu düşünüyor.

yani şöyle örnek vereyim. Diyelim ki kadın 09:00-17:00 ev işi yaptı, erkek de 09:00-17:00 inşaatta amelelik yaptı ve kazandığı tüm parayla eve dolap aldı. İkisi de aynı süre emek harcayıp, evin ortak bir ihtiyacını gidermiş olmuyor mu? birini diğerinden üstün kılan nedir? erkek bu duruma ikimizde evimize aynı emeği gösterdik diye bakarken, kadına sorsan ev işlerini hep ben yapıyorum diyecek.

@ elorelia

"karısının da emek gücünden faydalanıyor. bu kadar para yarıştırılacaksa karısına maaş bağlasın ev işlerini yaptığı için." böyle demişsin ama tam tersini düşününce de karısı da adamın emek gücünden faydalanmıyor mu. o da kira ödesin o zaman gibi bir şey demezsin herhalde?
0
🌸bobinhoo
(25.06.25)
yuh bedavaya mı oturuyor kocasının evinde?
daha neler göreceğiz
0
mantık
(25.06.25)
Grimavi cok guzel anlatmis. Gorunmez emek diye bir kavram var. Erkek biraz arastirsin, sartlar ayni kalmak kosulu ile kadinla yer degistirdigini dusunsun. Hepiniz durdugumuz yerden dunyayi anliyoruz, bu bir yere kadar dogal, ama baskasinin gozunden kendimizi gorebiliyorsak o zaman adil bir iliski kurabiliyoruz.
0
deckard
(25.06.25)
bu muhabbetler yapılıyorsa ayrılık yakındır. yanlış evliliktir.

"happy wife, happy life" diye bir şey var.
0
gabe h coud
(25.06.25)
Ah ah, yine kadınlar yine problem. Sonra kadın düşmanı diyorlar.

Abicim adam 50 saat, kadın ise en fazla 15 saat çalışıyor iş için. Adam 5 gün iptal, kadın 1.5 gün. Ama 2 gün iptal diyelim. Kadın 3 günlük mesaiye denk gelecek kadar ev işini yapabilir. Bu evlilikte parayı erkek koymuş ortaya evi almış. Masrafları karşılamış ve karşılıyor. Biraz minnet etmeli kadın. Utanır insan söylemeye. Adam para lafı etmiyorsa kadın da ev işi lafı etmemeli. Ya da gidip masraflara ortak olsun masaya öyle otursun. Ben olsam temizlikçi kadını daha sık getirtir parayla çözerim bu olayı.

Düşünsene ayda 100k eve ve halkına harcıyorsun. Kalk bulaşık yıka ben yıkayamam deniyor ve bir kuruş da katkın yok... Özete bakınca bile utanç verici. Bu arada çocuğu adam doğursun o baksın. Bu şekilde olay eşitlenir.
0
Shepard
(25.06.25)
iliskilerde sorunlara kim daha hakli diye bakarsaniz, hakli olmak mutlu olmaktan oteye gecer. iliskilerde sorunlara bir takim olarak soruna karsi bakilir ve sorun cozulmeye calisilir. derdiniz hakli olmak mi mutlu olmak mi?

buradaki erkegin sorunu para, satir aralarindan bu anlasiliyor, gerci paragrafin birinde kabul etmissiniz de. icten ice icerlendiginiz sey bu kabul edersiniz etmezsiniz. eger bu beklentiyi silebilirseniz ortak yasama farkli bir sekilde bakabilirsiniz. yoksa, tum yasaminiz sidik yaristirmakla gecer. bugun bunun adina sadece 1.5 gun calisiyor dersiniz, yarin benim isim cok agir ve stresli onunki degil dersiniz.
0
kassiopeia
(25.06.25)
bu ev işleri muhabbeti modern dönem ilişkilerinde gerçekten problem olmaya başladı. ben de etrafımdan gördüklerimle ve biraz da kendi yaşadıklarımla soru sahibinin yaşadığı sorunlara onunla benzer pencereden bakıyorum.

sözüm meclisten dışarı, bu konuda kadınlar biraz saldırgan bir üslupla olaya yaklaşıyorlar.

iki kişinin yaşadığı evde çoğu zaman ev işleri yarım saati geçmiyor. çamaşır makinesi, bulaşık makinesi, iyi bir şarjlı süpürge ya da robot süpürge derken ev işleri zaten çok kısa sürüyor.
yemek yapmak biraz zaman alıcı olabiliyor bazı durumlarda.

akşamleyin eve gelen (ya da evde olsa bile akşama kadar çalışan) adamla neredeyse hiç iş yapmayan ya da zamanının tümünü kendine ayıran kadın kıyaslanınca kadına biraz daha ev işi düşüyor. bunun mağaralı olmakla, modern dünyadan uzak olmakla ilgisi yok.

temiz bir evde yaşamak herkesin isteyeceği bir şey.
sen evde olan ve çalışmayan kişi olarak (kadın erkek ayırmadım) ev işlerini yapma, boş boş otur, gez-toz, saçınla başınla uğraş, evi bok götürsün, çalışan kişi (çoğu örnekte erkek) eve geldiğinde lezzetsiz ve özensiz bir yemek, yerlerde toz-toprak, sağda solda çamaşırlar, toplamanın 10 dk sürmeyeceği yerlerinde edilmiş eşyalarla karşılaş ve bu sıradan bir hal halsın.

lafa gelince hayat müşterek, her şey ortak. lafa gelince bağımsız kadın, ayaklarının üzerinde durabilen özgür kadın. öyleyse aile bütçesine katkıda bulunacak (eğer imkanı varsa), yoksa da ev işlerini yaparak katkıda bulunacak.

bu örnekte kadının kazandığı para zaten eve gelen temizlikçiye gidiyor. bahsedilen ev işleri de (yemek dışında) yarım saat bile tutmayacak şeyler.

kadınlar 20-25'li yaşlarda bu konuda agresif ve feveran olabiliyorlar. 30'ları geçtikten sonra da piyasada adam kalmamış diye geziyorlar.

benim adam beni şuraya götürsün, buradan alsın getirsin. şoförlük yapsın. evde bir arıza olursa o ilgilensin. ben iki poşet taşıyamıyorum sen şu yirmi tane poşeti taşır mısın, pazar iki sokak aşağıda gitmek zor geldi, onun yerine iki kat fazla ödeyerek marketten neden almıyoruz...

genelleme yapmaktan kaçınıyorum ama etrafımdan gördüklerimi söylüyorum. evlenmek birçok kadın için hayatındaki konforu arttıran bir etmen. çünkü gerek maddi gerek fiziksel bir çok işi erkeğe yüklüyorlar. bir de çok güzel manipüle ediyorlar. isteklerini bir kez reddedince de dünyanın en kötüsü haline getiriyorlar karşılarındaki adamı.


hayat müşterek lafını kadınlar sadece kendi açılarından ele alıyorlar.

annelerimizin döneminde değiliz, onlar full-time mesai gibi ev işi yapıyorlardı. şimdi ise yemek ve alışverişle bile iki saat sürmüyor bir çok iş. kaldı ki evli çiftler çoğunlukla birbirine yardım eder -ve etmeli de-. erkek adam ev işi yapmaz, ev işi kadının işidir demiyorum, erkek de yapar.

ancak birinin kısıtlı zamanı, diğerinin bol zamanı varken; bir de üstüne kazanç noktasında ciddi bir dengesizlik varken, kadının da biraz evdeki emekle aile bütçesine katkı sağlaması gerektiğini düşünüyorum.

doğduğum yerde mağara yok, her yer düz ve ova.

genelleme yapmaktan imtina ediyorum ve hassas yaklaşıyorum; sayıları azımsanmayacak ölçüde bazı modern kadınlar "en iyi kariyer, erkek çalışır karı yer" lafının ne kadar iğrenç ve çağ dışı olduğunu söyler öyle de düşünür. ama ilişkilerine objektif baksalar bu kafada olduklarını görecekler.

edit: robot süpürge ve şarjlı süpürge var. evde iki kişi yaşıyor. çamaşır makinesine bir kaç şey at, bulaşık makinesini günde bir kez doldur/boşalt, 10-15 günde bir gelen temizlikçi evin diğer işlerini halletsin daha detaylı silsin süpürsün, banyoyu lavaboyu yıkasın. yemek ve alışveriş dışında yarım saat sürer bu evin işleri bazen daha uzun olur bazen kısa. öğrenci evi standartına gerek yok. yemek dışında diye daha net belirtmem gerekirmiş, polemik olmasın.
0
biseysorcaktim
(25.06.25)
iki taraf içinde sıkıntılar var, umarım yanılırım ama bu evlilik uzun sürmez pek
0
sweetoffice
(25.06.25)
Hayat acımasız. Piyasada haftada 1.5 günden fazla iş yapamayan birisinin ev işleri gelince de laf etmesi manasız. Benzer yoğunluk olur, herkes 5 gün çalışır, maaşlar 1-5 olur böyle bir durumda erkekte benzer düzeyde katkı sunması gerekirdi belki ama hem ev işi yapmam hem para katamam filan falan gereksiz modernizm. Bir de 3*1 dairelerden bahsediyor, konak idaresi yok, iki kişinin çamaşırı yemeği o kadar zorluyorsa hanımefendi kendi çalışsın komple, bir hizmetçi ayarlasın emek harcamasın.

Hem ayranım dökülmesin hem şey olmasınla gitmez bu mevzular
0
MonteKristoKontu
(25.06.25)
"iki kişinin yaşadığı evde çoğu zaman ev işleri yarım saati geçmiyor"

diyen kişi hala öğrenci evi standardında yaşıyordur
0
grimavi
(25.06.25)
ben sunu demek istiyorum, disardan bakan biri olarak, "ben x saat calisiyroum", "o y saat calisiyor", "ev isleri de bunlar", "duyurucular ne dusunuyorsunuz" dememissiniz, ben x saat calisip su kadar para aliyorum, o su kadar, ben evi aldim, tabak canak aldim vs. vs.

Siz fark etseniz de etmeseniz de icinizde bir yerde kimin ne kadar para getirdigine dair bir icerlemeniz var. Bence ilk temel sorun bu. Burada kendinize durust olmaniz lazim. Az kazandigi icin ya da evin alinmasina katki yapmadigi icin esiniz size ev islerinde borclu mu olmali? bu borcu takriben ne zaman bitecek?

ancak bunu kendi icinizde cozumledikten sonra, yukaridaki cevabimin ikinci asamasi geliyor. sorun ne? yapilmasi gereken ev isleri var. bu sorunu nasil cozebiliriz? derdimiz kim hakli kim haksiz olmamali. evliliginizin su asamasinda esinizin daha cok vakti var, mantikli olan onun daha fazla seyi ustlenmesi gibi. ilerde o da daha fazla saat calismaya baslarsa is bolumu tekrar gozden gecirilmeli. ama ilk paragrafta yazdigim konuyu gercekten kendi icinizde halletmezseniz, o zaman tekrar o x saat calisiyor ama su kadar para getiriyor'a donebilirsiniz.

ayrica birakin 2 kisi yasamayi, tek kisi yasadiginizda bile ne kadar ev isi ciktigina inanamazsiniz.
0
kassiopeia
(25.06.25)
sadece yazdıklarınızdan yola çıkarak erkek tarafı burada biraz haklı. kadına yardımcı olması için 2 haftada 1 yardımcı kadın da geliyormuş. süpürme işi robotta, paylaşamadıkları işler çamaşır, yemek ve bulaşık. çamaşır ve yemek kadın da kalsın erkek tarafı da yemek masasını toplayıp, makineye dizip-boşaltsın. hafta sonları erkek yemek yaparsa bulaşık diğer tarafa geçsin.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(25.06.25)
ben şunu merak ediyorum, kadın öyle bir iş buldu ki erkekten daha fazla çalışıyor ve daha fazla kazanıyor.

bu durumda erkeğimiz kurduğu mantığa göre evin işlerini erkek daha çok olacak şekilde yapacak mıydı? hiç sanmıyorum.

yani erkeğin burada hayata ve kadına bakış açısı ilkel.

kadın belki paraya, eve falan kandı sonra da ulan bu beni hizmetçi olarak almış resmen dedi ufak bir buhran yaşıyor o yüzden erkeğin ev işi yapmamasına takmış durumda. çocuk olsa çocuğa bakacak...

çevremdeki paralı erkeklerin hepsi eşleri mümkünse çalışmasın ve güzel olsun, ev işi yapsın, çocuk baksın derdinde.

kadınlarımız da dışarıdan imreniyor yaaaağğğ merve zengin koca buldu hep geziyorlar... diye dedikodu yapıyorlar. arkadaşlar öyle bir evlilik yapıp da ben severek evlendim kadınım çalışmasın, çocuk istemiyorsa yapmasın, bakmak istemiyorsa da bakıcı tutarız diyen erkek milyonda birdir yani maalesef çocukluk aşkları dışında aşka çıkarlar karışmış durumda.

erkeğin böyle bir beklentin vardıysa, baştan konuştuysanız, kimsenin bir şey demeye hakkı yok. kadın böyle bir hayatı kabul edecek.

etmiyorsa da ya işe girecek benzer düzeyde hayata maddi olarak ortak olacak.

hiç biri olmuyorsa da ayrılsın gitsin.

yazıldığı gibi iki tarafta da sıkıntılar var.

ben çalışıyorum, eşim çalışıyor, ev işlerini ortak yapıyoruz. eşim çalışmasaydı ben de eşimin daha çok ev işi yapmasını beklerdim tabii ki yani ne hemen celalleniyorsunuz?

buna kızan kadınlara siz çalışın kirayı ödeyin, ev alın, araba alın, erkek evde takılsın ev işlerini o yapsın deseniz kaçı kabul eder acaba?
0
ananiyimioguz
(25.06.25)
@kassiopeia

"ben sunu demek istiyorum, disardan bakan biri olarak, "ben x saat calisiyroum", "o y saat calisiyor", "ev isleri de bunlar", "duyurucular ne dusunuyorsunuz" dememissiniz, ben x saat calisip su kadar para aliyorum, o su kadar, ben evi aldim, tabak canak aldim vs. vs."

diye yazmışsınız. X saat çalışarak kazandığım parayı nereye harcadığımı belirtme sebebimi göremiyor musunuz cidden?

Ben X saat işte geçiriyor olsaydım ama eve bir kuruş maddi katkım olmasaydı ben nasıl işte geçirdiğim zamanı aslında evimiz için, bizim için geçiriyorum diyecektim? Bunları söylememin sebebi, iş yerinde geçirdiğim zamanın ev işi yapılan zamana benzer şekilde bizim için, evimiz için harcandığını gösterebilmek.
0
🌸bobinhoo
(25.06.25)
Erkek 0 yapmali
0
lapaz
(25.06.25)
bir de şunu düşünelim.

diyelim ki kadın o 1.5 günde 5x kazanıyor. adamla eşit yani. ama işte daha az çalışıyor.

bu durumda yine kadına mı yüklenirdiniz? o ev işi daha fazla yapsın çünkü evde der miydiniz? diyebilir miydiniz?

yani sorun tamamen kazanılan para miktarı kaynaklı...
0
art cat chocolate
(25.06.25)
evlilik bir tarafın para kazanıp, diğer tarafın temizlikçilik yapması değildir.

evlenmeden önce herkes birbirinin işini maaşını biliyor. evlilik hayat birleştirmektir. tüm sorumlulukları paylaşmaktır.

daha az kazanan daha çok ev işi yapsın köleee diyecekseniz hiç evlenmeyin.
0
art cat chocolate
(25.06.25)
Bence şu hali ile ev işi dağılımı normal gibi. Haftada 1,5 gün çalışıyor kadın, detay için de dışarıdan biri geliyor. Kadın bu kadar saat çalışmıyorken haftada 45 saat çalışıp gece gelen adam bir de evde ev işi mi yapsın? Bu arada ev harcamalarına, gider kalemlerine katkı da tabii ki ev işi bölüşümü. Ev işi dağılımında çalışma günü yokmuş gibi 5-5 ayrım planlayıp bunun müşterek olduğunu sanan düz mantık arkadaşın matematik dersine bedenci girmiş olabilir.

Ayrıca para hesabı neden katılmasın? İkisi de 45 saat çalışıp ikisi de 19:30'da eve geliyorken para muhabbeti yapılsa başka konu.
0
nawar
(25.06.25)
evlilik böyle denklemlerin kurulduğu bir kurum değil.

burada tavsiye verecek değilim çünkü bizde toz alma ve süpürgeyi eşim yapıyor geriye kalan her ev işini ben yapıyorum.

rahatsız değilim bu durumdan. evimizin tüm gelir ve gideri de ortak. biz de yeni ev aldık krediyi de ortak ödüyoruz. anamızdan babamızdan böyle gördük biz.

eşiniz zaten az çalışıyor, neden eve temizlik için biri geliyor anlamadım. maaşından da bir şey vermiyor eşiniz saksıdaki süs bitkisi mi?

bence eve temizlikçi çağırmayı kaldırın. faturaları da kadın ödesin adam ödemesin.

erkek eve para getirmeli kazanmalı kafası muhafazakar kesimde var diyorduk sadece hani hepimiz moderndik bir bireydik? kadınlar özgürleşmişti demişlerdi.

adaletse her anlamda adalet.

kadınım bu arada
0
Hallegadola
(25.06.25)
Bu işin detaylarına, matematiğine, zaman hesaplamasına girmemek lazım.

Çoğu şikayetimizde aslında tek istediğimiz sıkıntımızın duyulması, anlaşılması.

Erkek, karısına güzel bir konuşma yapsın, gerekirse tüm ev işlerini kendisinin yapabileceğini, kadının çok yorulduğunun farkında olduğunu söylesin.

Bu hafta hiç iş yapma, temizlikçiye söyleyelim bu hafta 2 gün gelsin, yemeklerin bazısını dışarıdan yeriz, bulaşıkları da ben hallederim desin.

Kadın büyük ihtimalle sadece anlaşılmak, duyulmak veya nefes alacak küçük bir mola istiyor.
0
michael_knight
(25.06.25)
Para hesabı falan denilmiş de bence kadının bakış açısı adama bunu düşündürtmeye başlamış.
0
eagofant
(25.06.25)
biraz ezildigini düşünüp altı boş bi dertleşme olarak görüyorum bu duyuruyu. biraz daha kendini ifade etsen arada pasif agresyonun onune gecebilirsin. temizlikci gelmesin karilar sus esyasi mi diyen hayatsizlara bakma. ornekte adalet deyip pesinden ikimiz de calisiyoruz ama esim sadece toz alir gerisi bende diyerek ambale etti. ne modernlige ne muhafazakarliga uydu anlayan varsa anlatsin pls.

gabe'in dedigi gibi happy wife happy life mottosuyla hanimi incitmeden devam. bu arada es ne is yapiyor meraktan catladikxd keske daha cok calissa belli ki ev isi onu cok bunaltmis eve tikili kalmis her sey batmaya baslamis. calismamanin calismak kadar zor oldugunu unutmamak lazim
0
ala09
(25.06.25)
michael_knight ve ala9 +1

calismamaktan yorulmus es, biraz duyulmak istiyor, kendini ev kadini gibi hissediyor ama olmak istemiyor.
aynisini gecen yil ben yasadim :D ev idare etmek zor, ustelik bir sureden sonra haftalik yarim gun temizlik almaya da basladim bir takim fiziksel sorunlardan dolayi. ev idare etmek, her seyi dusunmek, evi temiz tutmak zor ve yorucu. es biraz duyulmak istiyor.
ha bu arada ben calistigim zaman esimden daha fazla kazandigim durumlar da oldu, ayni kazandigimiz da oldu. parayla alakasi yok yani. calismiyorsam yaparim, calisiyorsam da genelde yaparim ama haftalik temizlige destek alir, gunluk temizligi yapmaya da devam ederim.
0
65 derece
(26.06.25)
(5)

Bu müzisyenin hastalığı genetik mi hormonal mı?

summerof69
https://www.akilligundem.com/serkan-polat-ilk-tekli-albumu-gecelerini-bana-yaz-ile-muzikseverlerle-bulustu/https://www.instagram.com/p/C8MVLaqoOnU/belli ki testosteron eksikliği var kendisinde. yalnız buna neden belli bir isme sahip olan bir genetik (ve fenotip) rahatsızlığı mı (mesela down sendromu
www.akilligundem.com

www.instagram.com

belli ki testosteron eksikliği var kendisinde. yalnız buna neden belli bir isme sahip olan bir genetik (ve fenotip) rahatsızlığı mı (mesela down sendromu gibi), yoksa hormonlardaki bir düzensizlik mi? sorum saçma olabilir, sadece bu arkadaşa çok benzeyen bir tanıdığım var ve eğer bu hastalık adı bilinen bir şey ise öğrenmek isterim.

teşekkürler.
0
summerof69
(24.06.25)
hasta oldugunu nerden cikardin? bunun gibi bir suru insan var. bu hastalik degil biraz tercih. sac kesimi, aksesuarlar, kiyafet, makyaj vs.. (bkz: cansever)

hastalik oldugunu duymussan da genetik yada hormonal birseydir.

bide yanlis bedende dogma gibi bir durum var. (bkz: transgender) bazi insanlar kadin bedeninde doguyor ama erkek gibi hissediyor. yada tam tersi. muhafakar yerde yasayanlar bi sekilde boyle devam ediyor. parasi ve modern cevresi olan da cinsiyet degistirme ameliyati yapip yeni bir sayfa aciyorlar. (bkz: mika raun)
0
buenosdias
(25.06.25)
Ben de bir hastalık görünümü göremedim. Kendi yapısı böyle olmalı.
0
sessizce aglayan sanat
(25.06.25)
Adam, aslında kadın ve trans. Genetik bir sorun yok. Bir hastalık değil. O da öyle bir insan. Bir şeyle düzeltemezsiniz yani.
0
sanal hayvan
(25.06.25)
Kadın değil. Düşük testosteron belirtisi bu. Hermofraditizm de degil. Bizzat bu hastalığa sahip tanıdıklarım var. Hemen sjw luk yapmissiniz.
0
🌸summerof69
(26.06.25)
Sjw’luk skimde değil birader kadının memeleri var saklamaya çalışıyor kambur gezip bol giyiniyor. Bariz de görünüyor bu. Bal gibi de trans.
0
sanal hayvan
(27.06.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.